KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7085 E., 2025/13040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3593 E., 2025/802 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/90 E., 2024/92 K.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20.05.1990 tarihinde davalı yanında inşaat işçisi olarak işe başladığını, davalının ... Kaymakam evi inşaatında 1 yıl,... - ... Karayolları tünel inşaatında 2 yıl, ... Kooperatif inşaatında ise 2 yıl olmak özere toplamda 5 yıl çalıştığını, davalının 20.05.1990 tarihinde işe giriş bildirgesini Kuruma verdiğini ancak primlerin yatırılmadığını ve çalışmaların SGK'ya bildirilmediğini ileri sürerek davacının eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesi özetle; dava konusu itibariyle taleplerin hak düşürücü süreye uğradığını, öncelikle süre yönünden davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının primlerinin iddia edilenin aksine tam olarak ödendiğini, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığım iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, dava konusu ettiği dönemine ilişkin hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun fer'i müdahil olduğunu ve davanın, hak düşürücü süre yönünden reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an olsun davacının 20.05.1990 tarihinde işe girdiği ve 5 yıl boyunca müvekkil şirkette kesintisiz olarak çalıştığı kabul edildiğinde dahi işbu davanın açılması için gerekli olan hak düşürücü sürenin veya makul sürenin çoktan geçtiğini, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere; davacı ... müvekkil davalı Şirket bünyesinde 5 yıl boyunca kesintisiz olarak sürekli bir şekilde çalışmadığını, bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını, tüm bu nedenlerle Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece işbu haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesi gerekli iken eksik inceleme ve araştırma sonucunda oluşan hatalı kanaat ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya açıkça aykırı aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Şirket vekilince ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7085, K. 2025/13040, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama