KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7128 E., 2025/12397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2483 E., 2025/256 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/297 E., 2023/309 K.
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 01.05.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını ve aylığının bağlandığını ancak daha sonra 14.02.2014-17.02.2014 tarihleri arasında ..... İnş. Ltd. Şti.'deki çalışmalarının iptal edildiğini, yaşlılık aylıklarının kesildiğini, ödenmiş aylıklarının borç çıkarıldığını belirterek, Kurum işlemi ve buna bağlı tüm sonuçların iptalini, müvekkili davacıya yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı müvekkilinin yasal olarak kurulu bulunan iş yerinde 14.02.2014-17.04.2014 tarihleri arasında fiilen çalıştığını, yaşlılık aylığının da 01.05.2015 tarihinde bağlandığını, teftiş aşamasında ifadesi alınan kişilerin bir kısmı söz konusu işyerinde çalışmadığını bir kısmı ise çalıştığını beyan ettiklerini, müvekkilinin ifadesinin dahi alınmadığını, bir kaç ifadeden yola çıkarak sigortalılığının davalı Kurumun tek taraflı işlemi ile iptal edilmesinin hatalı olduğunu,
davacı müvekkilinin 3 günlük fiili çalışmasının tespit edilmesinin mümkün olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim işleminin usulsüz olduğunun tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Kurumca iptal edilen çalışmalarının gerçek ve fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7128, K. 2025/12397, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama