KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7218 E., 2025/17961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/327 E., 2024/152 K.
Karar Metni
1.854 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar Kurum ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılardan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ... Müdürlüğünde ve belli dönemlerde ise ... Holding bünyesindeki halı kurslarında usta öğretici olarak çalıştığını, çalıştığı dönemlerde aylık ücret almasına, tam gün ve kesintisiz çalışmasına rağmen çalışmalarının SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığını, ...
Holding bünyesindeki çalışmalarının diğer davalı Kuruma bildirilmediğini, SGK Diyarbakır İl Müdürlüğünün 14.09.20 10... sayılı raporunda da bu hususun tespit edildiğini, normal çalışma günleri, hafta sonu tatilleri, resmi ve dini bayram tatillerinin primlerinin eksik ödendiğini, sigortalı çalışmalarının aylık 30 gün üzerinden Kuruma bildirilmesi yaptığı iş ve çalışma şekli açısından yasal bir zorunluluk iken buna uyulmadığını belirterek; müvekkilinin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ...
Müdürlüğünde ve belli dönemlerde ise ... Holding nezdindeki çalışmalarının tam aylar için 30 gün, ayı tamamlayan çalışmalarının ise bittiği döneme kadar kesintisiz sürdüğünün tespitine ve buna aykırı Kurum kayıtlarının tashihine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ek dilekçesinde; müvekkilinin, 1998-1999 yılları arasında Mardin Yeşilan beldesinde 1999 yılından sonra ise Diyarbakır’da ... Merkezinde çalıştığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı MEB vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Bakanlık ile ... Holding arasında imzalanan protokol gereğince davacının ücret ödemelerinin sözleşme süresince müvekkili Bakanlık tarafından taahhüt edildiğini sözleşme süresinden sonra ise sorumluluğun ... Holdinge ait olduğunu, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ...
Merkezlerinde usta öğretici sıfatıyla 506 sayılı Kanun ile irtibatlandırılmak suretiyle 657 sayılı DMK 4. maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, görev ve ücretlerinin de aynı Kanun’un 89. maddesi kapsamında tespit edildiğini, usta öğreticilerin görevlendirme yetkisinin Valiliklere bırakılmış olduğunu ve kayıtlarının tutulduğunu bu nedenle statü hukukunun uygulanması gerektiğini, aradaki hukuki ilişkinin işçi - işveren ilişkisi şeklinde değerlendirilemeyeceğini,
MEB’na bağlı örgün ve yaygın eğitim kuramlarında öğretmen yetersizliği nedeniyle usta öğreticilerin ek ders ücreti karşılığı ve 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca geçici personel statüsünde çalıştırıldıklarını, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun '‘Uzman ve Usta Öğreticiler” başlıklı 47. maddesinde.
“Örgün ve yaygın eğitim kuramlarında ve hizmet içi yetiştirme, kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilir.
Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir” denildiğini, verilen yetki uyarınca Bakanlıkça çıkartılan "Milli Eğitim Kuramlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik”in 5. maddesinde.
“Ek ders görevi verilmek yoluyla, 4. maddede belirtilen esaslara göre ek ders verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca 02.12.1998 tarih ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ...
Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir” denildiğini, usta öğreticilerin herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştırıldıklarını, davacının bir eğitim - öğretim döneminde sadece kursların açık olduğu günlerde öngörülen ders saatleriyle sınırlı olarak çalıştığını ve çalıştığı sürelerin Kuruma bildirilmiş olduğunu, davacının tespitini istediği hizmetin 5 yıllık hak düşürücü sürenin kapsamına girdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... tarafından istihdam edildiğini bu nedenle husumetin Milli Eğitim Bakanlığına tevcih edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iş sözleşmesinin askıya alındığı dönemlerden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını zira imzalanan protokol uyarınca işçilerin her türlü hak ve alacaklarından Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğunu, protokol uyarınca Milli Eğitim Bakanlığının ödeneğinin yetmemesi durumunda bakiyesinin müvekkili şirketçe karşılandığını, bunun dışında hiçbir mesuliyetinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin sigortalı işçisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Diğer davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle. 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacıya ait sicil dosyasının tetkikinde, diğer davalı MEB bünyesinde 02.03.1998 tarihinde Mardin ...
Merkezinde ilk işe giriş bildirgesinin verildiğinin ve yaptığı çalışmaların düzenli bir şekilde Kuruma bildirildiğinin anlaşıldığını, usta öğretici olarak görev yapan davacının çalışmalarının 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. maddesi ve söz konusu maddeye göre hazırlanan ...
Kuruluşlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, usta öğreticilerin 4857 sayılı Kanun’a tabi oldukları dikkate alınarak part-time suretiyle çalışan bu kimseler hakkında bir günlük çalışma karşılığının 7,5 saat kabul edilip buna göre işlem yapıldığını, usta öğreticilerin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında sigortalı sayıldıklarını, aynı Kanun’un 80. maddesinde de prim ödeme gün sayısının nasıl hesaplanacağının düzenlendiğini,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ...inde usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmalarının, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle tam gün karşılığı olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, bozma içeriğinde belirtilen gerekçelerle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak verilen 30.11.2017, 15.09.2022 tarihli kararlar eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalı ... bünyesinde bir hizmet akdine bağlı olarak çalışmasından kaynaklı olarak;
-18.06.2005-18.11.2005 tarihleri arasında 150 gün,
-01.06.2006-01.12.2006 tarihleri arasında 180 gün,
-01.07.2007-01.08.2007 tarihleri arasında 30 gün olmak üzere toplamda 360 gün çalıştığının ve işbu hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin tespiti ile mezkur dönemlerde eksik bildirilen hizmet günlerinin tesciline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili; a.Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, b.Davacının puantaj kayıtları kadar bilidirim yapıldığını eksik gün sayısının bulunmadığını, c.Eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını istediklerini beyan etmiştir. 2.Davalı MEB vekili; a.İlgili mevzuat gereğince davacının geçici personel statüsündü çalıştırıldığını, işçi statüsü bulunmadığını, b.Çalıştırıldığı gün kadar bildirimlerinin yapıldığını, c,Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, d.Eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını istediklerini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
2. 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 4/2-f, 86/9., 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve ... Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi İle Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik hükümleri olup usta öğreticilerin çalışma esasları ve çalışmaları sırasında tabi olacakları statü, bu mevzuat kapsamında ayrıntılı düzenlenmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır.
13. madde hükmü, anılan mevzuattaki düzenlemelere egemen olan ilkelerle birlikte ele alındığında, usta öğreticilerin çalışma ilişkilerinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelendirilmeye olanak verecek bir bağımlılığın bulunmadığı, bunların, öngörülen ve önceden belirlenen süre içerisinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıkları belirgindir.
Diğer taraftan, çalışmaların gerçekleştiği işyeri kamu kurumuna ait olmakla, bu tür çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği, tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bununla birlikte bu şekildeki bir çalışma ilişkisinde, tam süreli çalışmaya ilişkin hakların doğduğu kabul edilemez ise de yasa ve sözleşmelerde belirtilen sınırlamalara aykırı, tam süreli iş sözleşmesinin unsurlarının gerçekleştiği bir çalışma durumunun eylemli olarak oluştuğunun iddia edilip kanıtlanması da olanaklıdır.
Ancak, bu yöndeki iddia, resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmanın haklı gerekçesinin bulunması ve tam süreli (ayda 30 gün süreyle) çalışma olgusu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği gözetilerek araştırılmalı, resmi kurum niteliğine sahip işveren yönünden ücret ödemelerinin kayıtlara dayalı olması gerektiği dikkate alınmalı, günlük plân defterleri, yoklama ve ders defterleri içerikleri ile Kurum kayıtlarına yansıyan bilgilerin aksinin kanıtlanmasına yönelik delillerin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı denetlenmelidir.
Ayrıca 506 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları, 4. maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıranların işveren, 5. maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasında, 2. maddede belirtilen sigortalıların işlerini yaptıkları yerlerin işyeri olduğu belirtilmiş, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4, 11... . maddelerinde de benzer düzenlemeler yapılmıştır.
3-Mahkemece ... Holding tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.
Mahkemece kabul edilen ödemelere ilişkin olarak. SGK iş yeri kayıt inceleme tutanağı ve 13.09.20 10... no.lu rapor ile 01.01.2005-2010 dönemi işveren ... Holding A.Ş iş yerinde yapılan incelemede, Kuruma bildirilmediği saptanan işçilik ödemeleri ve ücret dönemleri belirlendiği, ... Halıcılık ve El Sanatları San. ve Tic.
A.Ş Genel Müdürlüğünce çalıştırılan usta öğreticilere ücret ödenmesine ilişkin incelenen yönetim kurulu kararları ve yazışmalarında “... müdürlüklüklerince ücret ödenmeyen aylarda usta öğreticilerinin ... Halı tarafından karşılanması” şeklinde kararların alındığını, Diyarbakır İtfaiye Müdürlüğünün 22.03.1999 tarihli yangın raporuna göre ...
Halı Fabrikasında yangın çıktığı ve ambarın içerisinde bulunan eski evrakların tamamen yandığının rapor edildiği şeklinde tutanak tutulduğu ve ilgili raporda işçiler bazında yapılan ödemelerin listelendiği bu rapora göre belirlenen ücretler esas alınarak, bu dönemler yönünden davanın kabulüne karar verildiği ancak yapılan incelemede ise kabul edilen 18.06.2005-18.11.2005 dönemi için 150 günlük sürede davacının 17.06.2005 tarihinde çıkışının verildiği 2005/6 dönemi için 14 gün bildiriminin bulunduğu,
yine 14.11.2005 tarihinde girişinin yapıldığı Mahkemenin kabulüne göre ise 14.11.2005-18.11.2005 arası dönemde 5 gün bildirim yapıldığı bu sürelerin dışlanmadığı, tam gün kabulü ile hüküm kurulduğu, öte yandan tespit edilen ücret ödemelerinin dönemin asgari ücret miktarlarının altında olmasına karşılık tam süreli çalışmaya dair hizmet tespiti hatalı olmuştur.
Bakanlık ile ... Holding arasında imzalanan protokol gereği ... Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalıştığının tespiti halinde, Mahkemenin kabul ettiği 18.11.2005-01.08.2007 dönemi için puantajlar ile çalışılan günler ücret bordroları ile ödenen ücret miktarları dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, tam süreli olarak belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7218, K. 2025/17961, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama