KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7422 E., 2025/13890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1559 E., 2025/146 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/424 E., 2022/371 K.
Karar Metni
1.514 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 01.02.20 18... .01.2019 tarihleri arasında davalı ... yanında yönetmen şef, kamera, montaj, kurgu ve ekip yönetimi görevlerinde sigortasız olarak çalıştırıldığını, 18.12.2018 tarihli ve 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ....vergi yükümlülüğü getirilince davalı ...'in 2019 yılı Ocak ayında diğer davalı .... isimli şirketi kurarak faaliyetlerini buradan yürütmeye devam ettiğini, müvekkilinin de yine aynı görev ile davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 22.01.2019 tarihinde davalı şirket tarafından sigortalı yapıldığını,
ancak sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığı gibi çalışmaya devam etmesine rağmen usulsüz bir biçimde 23.07.2019 tarihinde sigortadan işten çıkışının yapıldığını, iş akdinin müvekkili tarafından 26.06.2020 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin davalı ... yanında çalışmaya başladığı ilk 4 ay net 5.000,00 TL,
sonrasında işten ayrıldığı 26.06.2020 tarihine kadar ise net 10.000,00 TL maaş ve 500,00 TL yemek ücreti ile çalıştığını belirterek müvekkilinin 01.02.2018-26.06.2020 tarihleri arasında davalılar yanında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili ...'in, .... ve benzeri sosyal medya ve eğlence platformlarında, çeşitli videolar çekerek hayatını idame ettirdiğini, ilk başlarda hobi olarak başladığı bu alışkanlığın ilerleyen yıllarda kendisi için gelir kapısı olduğunu, zamanla müvekkilinin çektiği videoların kurgusunun yapılması için uzun yıllardır arkadaş olduğu davacıdan yardım istediğini, yaptığı yardım karşılığında davacıya müvekkil tarafından değişik zamanlarda paralar gönderildiğini, yani davalıya proje bazlı ödeme yapıldığını, davacının çalıştığı süreler ve maaşı konusundaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,
davacının müvekkili ...'in yanında hiç çalışmadığını, davacı ile ... arasında imzalanmış olan bir iş sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacının sadece 22.01.2019 - 23.07.2019 tarihleri arasında müvekkil şirket ...
Dijital Prodüksiyon A.Ş.'de kurgu elemanı olarak çalıştığını, davacının 23.07.2019 tarihinde müvekkil firmadan kendi isteği ile ayrıldığını, davacının düzenli bir mesaisinin bulunmadığını, davacının sadece müvekkilin video çekmesi durumunda bu videonun kurgusunu yaptığını, çalıştığını iddia ettiği dönemlerde dışarıdan da işler yaptığını, davacının dilekçede bahsedildiği gibi yönetmen şef, kameraman, kurgu, montaj ve ekip yönetmeni unvanlarına sahip olmadığını, davacının, müvekkiline video kurgusu işi anlamında yardımcı olduğunu,
gönderilen paraların yapılan projeler kapsamında gönderilen ödemeler ve çeşitli masraflar ile borç paralar olduğunu, açıklama kısmında kiminde borç kiminde virman yazdığını, davacının müvekkilden borç istediğine dair mesajları davacının da dosyaya sunduğunu belirterek; davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davacının iddia ettiği sürelerde müvekkillerin çalışanı da olmadığını ve iddiasını ispatlayamadığı için müvekkilleri yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili; dava konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılmasını, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki kayıtlarının getirtilmesini ve davacının iddialarının değerlendirilmesini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesini, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, müvekkili Kurumun davaya fer'i müdahil olarak katılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenilen tanıkların hizmet cetvelleri ve iş yeri unvan bilgileri dosya arasına alınarak beyanları ile uyumlu olup olmadığı denetlenmiş, bu kapsamda dinlenen tüm tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde şüpheye mahal vermeyecek şekilde davacının iddia ettiği dönemde tam zamanlı olarak çalışma iddiasının doğrulanamadığı değerlendirilmiştir.
Gerek taraf delilleri gerekse resen araştırma ile tespit edilerek toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Mahkeme nazarında davacının hizmet iddiası şüpheden uzak şekilde somut delillerle ispatlanamamıştır. Sigorta primine esas kazanç tespiti iddiası yönünden ise senetle ispat kuralının uygulanması gerektiği, bu kapsamda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde iddianın ispatlanamadığı değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacı tarafça, 01.02.2018-21.01.20 19... .07.2019-26.06.2020 tarihleri arasındaki dönemler için hizmet süresinin tespiti, 01.02.2018-26.06.2020 tarihleri arasındaki tüm dönem için prime esas kazançların tespitinin talep edildiği, 1.Hizmet Tespiti
Sunulan ... yazışmaları, davacının banka hesabına yapılan ödemeler, davacı tarafından flash bellek içinde sunulan video kayıtları dikkate alındığında davacının iddiası gibi davalı ... yanında, 09.01.2018 tarihinde yapılan iş teklifi üzerine daha önce çalıştığı iş yerinden 31.01.2018 tarihinde istifa ederek ayrıldıktan sonra 01.02.2018 tarihinde çalışmaya başladığı, davalı Şirketten sigortalı olarak bildirildiği 22.01.2019-23.07.2019 tarihleri arasındaki dönemde yaptığı iş ile öncesinde ve sonrasında yaptığı iş aynı olmasına rağmen 01.02.2018-21.01.20 19... .07.2019-26.06.2020 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediği,
davalı Şirket 14.01.2019 tarihinde tescil edilmiş ve 21.01.2019 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup davacının 01.02.2018-21.01.2019 tarihleri arasında davalı ... yanında, şirket kurulduktan sonra 22.01.2019 tarihinden davacının işten ayrıldığı 26.06.2020 tarihine kadar ise davalı şirket nezdinde çalıştığı, davacının davalı ... yanında 01.02.2018-21.01.2019 tarihleri arasındaki ve davalı Şirkete ait ...sicil numaralı iş yerinde ise 24.07.2019-26.06.2020 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin kabulü gerekirken hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti
Davacı taraf, ilk 4 ay net 5.000,00 TL, sonrasında işten ayrıldığı 26.06.2020 tarihine kadar ise net 10.000,00 TL maaş ve 500,00 TL yemek ücreti ile çalıştığını iddia etmiş olup iddia edilen ücret miktarlarının senetle ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle yazılı delille ispatlanması gerektiği,
Davacının sigortasının bildirildiği dönemde davalı şirket tarafından 25.02.2019, 22.03.20 19... .04.2019 tarihlerinde davacının banka hesabına gönderilen paraların maaş açıklaması ile diğer dönemlerde davalı ... ve davalı Şirket tarafından 2018 yılında düzenli ve sürekli olarak birbirine yakın
tutarlarda “Borç” açıklamasıyla para gönderildiği, 2019 yılı Ağustos ve Kasım aylarında yine “Borç”
açıklamasıyla para gönderildiği, 2020 yılı Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında herhangi bir açıklama yapılmaksızın aynı tutarlarda düzenli olarak para gönderildiği, bu son 4 ayda gönderilen paraların bir kısmının geldiği gün itibariyle ve her ay aynı tutarlarda olmak üzere davacı tarafından 3’ü davalı iş yeri
çalışanı olmak üzere toplam 4 kişiye aktarıldığı,
davalı tarafça, davacının proje bazlı çalıştığı iddia edilmiş ise de ödemelerin aynı tutarlarda olması, davacının yaptığı projeler karşılığı ücret ödendiğine ilişkin bir kayıt olmamasına rağmen davalılar tarafından gönderilen paralara borç açıklaması yazılmasının ücret ödemesini gizleme amaçlı olduğu, davacı ilk 4 ayda (2018/2,3,4,5.aylarda) aylık 5.000,00 TL net ücretle çalıştığını iddia etmiş olup davacının banka hesabına 22.03.2018 tarihinde 14.660,00
TL, 12.04.2018 tarihinde 330,00 TL, 24.04.2018 tarihinde 5.042,00
TL, 30.04.2018 tarihinde 600,00
TL, 22.05.2018 tarihinde 10.000,00
TL, 22.05.2018 tarihinde 550,00 TL olmak üzere toplam 31.182,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında davacının ilk 4 ay aylık 5.000,00 TL net, 6.993,89 TL brüt kazançla çalıştığı iddiasının ispatlandığı,
Davacının banka hesabına 2018/6,7,8,9,10,11. aylarda, 2019/11, 2020/3,4,5,6. aylarda yapılan ödemeler, tanık beyanları, yapılan işin niteliği dikkate alındığında davacının talebiyle bağlı kalınarak 2018/6-2020/6. aylarda aylık 10.000,00 TL net, 13.987,77 TL brüt kazançla çalıştığı iddiasının da ispatlandığı,
prime esas kazanç tavanının 2018 yılında 15.221,40 TL, 2019 yılında 19.188,00 TL, 2020 yılında 22.072,50 TL olduğu dikkate alındığında belirlenen kazancın tavanı aşmadığı, davacının prime esas kazanç iddiasının da ispatlandığı ve bu talebin de kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 bendi gereğince Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne 3...4 TC kimlik, 1...5 sigorta sicil numaralı davacı ...'in,
A) Davalı ... TC kimlik numaralı ...'e ait Kurumda tescili bulunmayan video çekimi ve kurgulama işi mahiyetli iş yerinde;
01.02.2018-31.05.2018 tarihleri arasında her ay aylık 6.993,89 TL prime esas kazançla,
01.06.2018-31.12.2018 tarihleri arasında her ay aylık 13.987,77 TL prime esas kazançla,
01.01.2019-21.01.2019 tarihleri arasında 20 gün karşılığı 9.325,18 TL prime esas kazançla çalıştığı, bu hizmetlerinin ve kazançlarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
B) Davacının, Kurumda ... sicil numaralı dosyada işlem gören davalı ...Ş.'ne ait iş yerinde 22.01.2019-26.06.2020 tarihleri arasında aylık 13.987,77 TL brüt kazançla aralıksız çalıştığı ve bu iş yerinden 22.01.2019-23.07.2019 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının;
2019/Ocak ayında 10 gün çalışma karşılığı 3.384,59 TL,
2019/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında her ay 10.603,77 TL,
2019/Temmuz ayında 21 gün karşılığı 7.644,83 TL Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine,
24.07.2019-31.07.2019 tarihleri arasında 9 gün karşılığı 4.196,33 TL prime esas ücretle,
01.08.2019-31.05.2020 tarihleri arasında her ay aylık 13.987,77 TL prime esas ücretle,
01.06.2019-26.06.2020 tarihleri arasında ise 26 gün karşılığı 12.122,73 TL prime esas ücretle çalıştığı, bu hizmetlerinin ve kazançlarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın yerinde olmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7422, K. 2025/13890, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama