İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7634 K.2026/1013

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan…

Esas2025/7634Karar2026/1013Tarih9 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.187 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/7634 E., 2026/1013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Şubat 2026
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/841 E., 2022/959 K.
İlk derece mahkemesi
Adana 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/15 E., 2022/23 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.187 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.08.2009 tarihinde davalı iş yerinde elektrik akımına kapılarak ağır derecede yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş yerinde meydana gelen arıza nedeniyle davacının mesaiye çağrıldığını, davacının yüksek gerilim altında çalışma belgesine sahip olduğunu, enerji kontrolü ile gerekli topraklama işlemleri yapmadan ve davacıya teslim edilmiş olan kişisel koruyucu malzemeleri kullanmadan çalıştığından kazanın meydana geldiğini, kusurun davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İlk Derece MahKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, alınan kusur raporunda davalının işin başında fenni yeterliliği olan bir sorumluyu görevlendirmediği, çalışmalar sırasında işçilerin iş güvenliği önlemlerine uyup uymadığı ve enerji kesme açma prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığının denetlenmediğinden %80 oranında, davacının ise tecrübeli bir teknisyen olarak kendi güvenliğini sağlaması bakımından dikkat ve özeni göstermediğinden %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, SGK tarafından davacının %39,2 oranında sürekli çalışma gücünü kaybettiğinin tespit edildiği,

10.01.2022 tarihli denetime elverişli ve ayrıntılı hesap raporu doğrultusunda, kurumun rücu edebileceği kısım düşüldükten sonra davacının toplam 1.240.240,99 TL maddi zararı olduğunun anlaşıldığı, ancak taleple bağlı kalınarak 494.768,93 TL miktarın kabul edildiği, kusur durumu, davacının genç yaşta yüksek oranda malul olması nedeniyle hakkaniyet ölçülerince davacı lehine manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle " Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 494.768,93 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

40.000,00 TL manevi tazminatın 09.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, manevi tazminat yönünden mahkemenin takdir ettiği değerin düşük olduğunu, davacının davalı idarenin kusuru neticesinde bütün vücudundan 6000 volt elektrik geçmek suretiyle yandığı, elektrik akımının müvekkilin diz kapaklarını ve koltuk altlarını patlattığını, manevi tazminat miktarının, hükmedildiği tarihten bu yana reel olarak dörtte bir oranında azaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya içerisinde mübrez 6 adet hesap bilirkişi raporu bulunduğu, tüm raporların birbirinden farklı olduğunu, davacının sendika üyesi olması nedeniyle ... ilgili hükümleri çerçevesinde yapılan sosyal yardım ve tazminat ödemelerini dikkate alınarak belirlenen ücret doğrultusunda geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi zarar hesabı yapılmasının kabul edilemez olduğunu, zarar hesabında bu ücretlerin dahil edilmemesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

a.Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir.

Somut olayda davacı vekilinin bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamadan sonra İlk Derece Mahkemesinin 18.4.2019 tarihli 2018/444 E. 2019/184 K. sayılı ikinci kararı ile hükmedilen manevi tazminat tutarına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı anlaşılmakla hükmedilen tazminat tutarlarına karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından bu kısma yönelik temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

b.Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesinin 2010/498 E. 2018/120 K. sayılı 22.03.2018 tarihli ilk kararına esas alınan bilirkişi raporuna davacı vekilince itiraz edilmediği gibi, davacı vekilinin mahkemece verilen kararı 19.6.2018 tarihli istinaf dilekçesi ile sadece hükmedilen manevi tazminatın az olduğu gerekçesiyle istinaf ettiği, hükmedilen maddi tazminata ilişkin bir istinaf itirazı bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.

Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar, “hukuk devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar, Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir”

hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır.

Örneğin, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.). Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir (09.05.1960 T., 21/9.

04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).

Somut olayda, davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin ilk kararına esas alınan hesap raporuna itiraz etmediği ve kararı maddi tazminat yönünden istinaf etmediği, İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı ise istinaf yoluna başvurmadığı ,bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözden kaçırılarak, bilinen dönem sonu ileri çekilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanan şekilde davacının 1.240.240,99 TL maddi zararı bulunduğuna hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gereği davacı lehine hükmedilebilecek maddi tazminatın 494.768,93 TL ile sınırlı olduğunu dikkate alarak karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7634, K. 2026/1013, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece MahKEMESİ KARARI
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7634
Karar No
2026/1013
Tarih
9 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7636 K.2026/860
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/7638 K.2026/2008
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/7640 K.2026/2006
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/7643 K.2026/1068
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/7646 K.2026/1986
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/7655 K.2026/1071

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.