KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7702 E., 2025/10210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/109 E., 2025/147 K.
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 18.09.1995 tarihinde dava dışı... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de işveren tarafından Kuruma verildiğini ancak 1995/3. dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle anılan tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini beyanla davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.09.1995 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 18.09.1995 tarihinde... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 1002036 017 12 sicil no.lu işyerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.09.1995 tarihi olduğunun ve 1 günlük çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.11.2023 tarihli kararı ile "... Mahkemece, öncelikle davacıdan sorulmak suretiyle çalışmasını bilebilecek komşu işyeri sahibi ve çalışmaları kayda geçmiş olan işyeri çalışanlarının çalışma ve sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, SGK, vergi, belediye aracılığıyla da komşu işyeri sahipleri ve çalışanları tespit edilerek sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, işe giriş bildirgesi aslı üzerinden imza incelemesi yaptırılmalı böylelikle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davanın kabulü ile davacının, 18.09.1995 tarihinde... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 1002036 017 12 sicil no.lu işyerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18.09.1995 tarihi olduğunun ve 1 günlük çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine,
karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Bozma hükmüne uyan Mahkemece, bozma sonrasında, geniş çaplı komşu işyeri araştırması yapıldığı ve komşu işyeri olarak SGK tarafından tespit edilen komşu işyeri çalışanlarının dinlendiği,bir kısmının işyerini bildiklerini beyan ettikleri ancak dinlenen tüm bu tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, davacının dava konusu dönemde çalışmasını bilebilecek kişileri bildirmediği buna göre davanın reddi gerekirken Mahkemece bozma öncesi dava konusu işyerinde dava konusu dönemden önce sigortalı çalışması bulunan davacı tanıklarının beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7702, K. 2025/10210, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama