KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7789 E., 2025/10203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2068 E., 2024/1980 K.
- İlk derece mahkemesi
- Osmaniye 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/429 E., 2024/318 K.
Karar Metni
1.323 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ,,, ...’e ait ... ... servisi isimli iş yerinde 01.03.1985 tarihinde başlamak üzere bir müddet sigortalı işçi olarak çalıştığını, işverenin 01.03.1985 tarihinde SGK'ya işe giriş bildirgesi verdiğini, ancak sigorta primini ödemediğini, davacının sigortalı işçi olarak çalıştığının sigorta dosyası ve kurum kayıtları ile sabit olduğunu ve davacının 01.03.1985 tarihinde davalı işveren yanında bir gün süre ile sigortalı işçi olarak çalıştığının tespiti için iş bu davayı açtıklarını belirterek davacının 01.03.1985 tarihinde bir gün süre ile davalı işverene ait iş yerinde sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02.03.2017 tarihli celsede ,,, ...'e karşı açtığı davadan vazgeçtiğini beyan etmiş ve ,, ,,, iş yerinde 01.03.1985 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, fiili çalışmayı kanıtlamadığından ve ayrıca çalışma olgusunun bordrolara da yansıtılması gerektiğinden, Kurum kayıtlarına intikal eden, fiili çalışması olmayan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davacı ...'nin .. sicil numaralı F. .. ... işyerinde 01.03.1985 tarihinde günün asgari ücreti ile bir gün süre ile çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin, on sekiz yaşın ikmal edildiği 05.06.1988 tarihi olduğunun ve anılan tarihteki bir günlük süre yönünden ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, davalı ... ... yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2. 3/II-B, 6, 60 maddenin (G) bendi, 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4, 5, 16. maddesi hükümleridir.
506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel Kanun'da tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanun'un 4. maddesi çırağı, “bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir.
Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.
Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (... ..., Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130).
2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ... ünvanlı işverenin 34399 sicil. nolu işyerinden 01.03.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,davacının işe giriş bildirge tarihinde 14 yaşında olduğu, anılan işyerine ait tescil bilgilerine göre işyerinin daha sonra ... ... End. San. Tic. Ltd.
Şti. ünvanını aldığı, gelen 1985/1-3. dönem bordroları arasında dava konusu 1. Dönemden ...'ün,2.
Dönemden ..., ..., 3. dönemden ise ...,..., ...'ın bildirilmiş olduğu, torna-tesviye mahiyetli işyerinin 01.01.1981-30.03.2001 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,Osmaniye İl Milli Eğitim Müdürlüğü davacı adına çıraklık kaydı olmadığı ancak 15.10.2008 tarihinde denklik başvurusu yaparak 26.06.2009 tarihinde de ustalık belgesi aldığı,dava konusu dönemde çalışması olan tek sigortalı ...'ün yurtdışında olduğu gerekçesiyle beyanına başvurulmadığı,diğer bordrolu çalışanlardan ... ve ...'ın davacının işyerine çırak olarak girdiğini beyan ettikleri, 2 kere beyanları alınmasına karşın işyerinde ne iş yapıldığı,
dava konusu dönemde davacının tam olarak hangi işleri yaptığını belirten açıklayıcı beyanlarının alınmadığı,böylelikle mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre,mahkemece, işyerinde hangi işlerin yapıldığı, davacının tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, dava konusu dönemde 14 yaşında olan davacının torna tesviye ile ilgili işleri yapabilecek fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği,yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği hususlarında davacının da ayrıntılı şekilde beyanları alıınarak bu husuuslar araştırılmalı, işyerinin 1985/1.
Dönem bordrosunda olup da yurt dışında olduğu gerekçesiyle dinlenmeyen ...'ün yukarıda belirtilen hususlarda beyanı alınmalı,bordro tanığına ulaşılamaması yada beyanının yetersiz kalması halinde, daha önce dinlenen 1985/2. ve 3. dönem bordrosunda yer alan ... ve ...'ın da yukarıda belirtilen hususlarda beyanları alınmalı, taraflardan davacının dava konusu çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek çalışma ve vergi kayıtları celbedilerek yukarıda belirtilen kapsamda beyanları alınmalı, ayrıca bu kapsamda,işverenin işyerine dava konusu dönemde komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları emniyet, SGK,
vergi ve belediye marifetiyle araştırılmak suretiyle tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı,çalışıyorsa işyerinde tam olarak hangi işleri yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu hususlarında ayrıntılı şekilde beyanları alınmalı,
bu şekilde komşu işyeri tanığının tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları getirtilmek suretiyle,yukarıda belirtilen hususlarda beyanlarına başvurulmalı,tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmeli, böylelikle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7789, K. 2025/10203, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama