KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8055 E., 2025/13232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2859 E., 2025/393 K.
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/272 E., 2023/285 K.
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 06.06.1986 tarihinde ... ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliğinin Gülyağı Fabrikasında sigortalı olarak çalışmaya başladığını, aynı tarihte işe giriş bildirgesinin SGK'ya gönderilmesine rağmen sigorta prim ödemesinin yapılmadığını, SGK'da müvekkiline ait bordro bulunmadığı için müvekkilinin emeklilik talebinin kabul edilmediğini, davacının giriş kaydı olmasına rağmen, prim ödemesi yapılmaması sebebi ile davacının emeklilik başvurusu talebinin SGK tarafından reddedildiğini, 20.11.2019 tarihli SGK hizmet dökümünde davacının 06.06.1986 tarihinde davalı işyerinde işe başladığını,
ancak prim ödemesi yapılmadığının gözüktüğünü, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 06.06.1986 olduğunu bilen birlikte çalıştığı arkadaşlarının olduğunu, bunun tespiti sayesinde davacının emeklilik şartlarında değişiklik olacağını ve davacının emekli olmaya hak kazanacağını belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 06.06.1986 olduğunun tespitine, bu tespit sonrasında yeniden emeklilik sürelerinin hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kooperatif vekili, cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Gül Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine ait iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 16.11.1988 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Gül Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine ait ... iş yerinde 06.06.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 16.11.1988 tarihi olduğunun tespitine,
davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceki çalışma süresinin mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi hükmü gereğince prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.02.2024 tarihli kararı ile "...Davacının davalı adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinde 06.06.1986 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacının hizmet cetvelinde 06.06.1986 tarihi itibariyle bildirilen gün sayısının -0-(sıfır) olarak yazılı olduğu, davalı işyerine ait 1986/dönem bordrosunda davacı adına bildirim bulunduğu,
ancak gün ve kazanç bölümü boş olup, bu sütuna çizgi çekilmek suretiyle çalışmaların bu şekilde Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği, sadece bir bordro tanığının davacıyı tanıdığı, ancak ne zaman çalıştığını hatırlamadığı, diğer tanıkların da davacıyı tanımadıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yeteri kadar bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmalı, dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri davalı Kurumdan istenmeli, bordro tanıklarına ulaşılamadığı ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde talep edilen dönemde çalışması bulunan komşu işyeri sahip veya çalışanları zabıta marifetiyle veya Kurumdan sorulup belirlenerek dinlenmeli, davacının talep konusu dönemde çalışıp çalışmadığı, bordroların aksini ispat edecek şekilde tereddütsüz ortaya koyulmalı, aksi halde davanın reddine karar verilmelidir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma kararına uyulmasından sonra, ifadesi alınmayan bordro tanıklarının ifadesinin alındığı, hizmet cetvellerinin temin edildiği, Kurum ve zabıta aracılığıyla komşu işyeri araştırması yapıldığı, tanık ...'ın davacının çalıştığına ilişkin beyanda bulunduğu,
diğer tanıklar davacıyı tanımadıklarını söylemişlerse de, davacının yaptığı işin mahiyeti, aradan geçen zaman, tanıkların yaptıkları iş gözetildiğinde tanımamalarının davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği, bozma kararından önce toplanan deliller, davalı birliğe ait dönem bordrosu, giriş bildirgesine göre davacının davalıya ait işyerinde giriş bildirgesi verilen tarihte hizmet akdine tabi çalıştığını ispatladığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının,
davalı ...Gül Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine ait ... iş yerinde 06.06.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 16.11.1988 tarihi olduğunun tespitine, davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceki çalışma süresinin mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi hükmü gereğince prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6 ., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı Kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamada, davalı Kooperatife ait ... sicil no.lu işyerine ilişkin işyeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı, ancak tanıkların beyanlarında işyerinde gülyağı üretimi yapıldığının beyan edildiği,bozma öncesinde dosyaya gönderilen tek sayfalık, 15 kişinin adının ve davacının da adının yer aldığı ayrıca davacının sigorta sicil no.sunun olduğu, ancak kazancının hesaplanmadığı ve gün sayısının 0 olarak belirtildiği 1986/2. dönem bordrosunun dosya kapsamına alındığı,
ancak dönem bordrosunun gönderilen tek sayfadan ibaret olup olmadığının anlaşılamadığı, bozma öncesi bu bordroda adı yer alanlardan 7'sinin dinlendiği, bunlardan biri davacının kardeşi ... ile ...'nin davacının çalışmasını doğruladığı, bozma sonrası dinlenen 5 tanıktan ise ...'ın çalışmayı doğruladığı,bu kişinin adının ise bahsi geçen bordroda adı olmamasına karşın hizmet cetvelinde işyerinin 1986/2. döneminde 19.06.1986 çıkış olmak üzere 42 gün bildiriminin olduğu, dolayısıyla gönderilen bordronun eksik olabileceği anlaşıldığı,
Mahkemece davalı işyerinin 1986/2. dönem bordrosunun tamamı davalı Kurumdan celbedilerek yeteri kadar bordro tanığının dinlenmediği, böylelikle bozma öncesi beyanları yetersiz bulunan davacı tanıkları ile bozma sonrası dinlenen ...'ın beyanları ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Buna göre, Mahkemece davalı Kurumdan işyeri tescil bilgileri celbedilmeli, davacı asilin beyanı alınarak gül yağı üretimi yapıldığı belirtilen bu işyerinin hangi kısmında hangi işleri yaptığı, kimlerle birlikte çalıştığı yönünde beyanı alınmalı, işyerinin dava konusu 1986/2. dönem bordrosunun tamamı davalı Kurumdan celbedilerek davacı ile aynı bölümde çalışanlardan bordroda adı yer alanların yeteri kadarının beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8055, K. 2025/13232, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama