KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8212 E., 2025/14036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/313 E., 2025/688 K.
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/608 E., 2024/85 K.
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işveren ...' a ait olan ... Güzellik Salonunda 01.06.2021 - 01.01.2022 tarihleri arasında çalıştığını, ... Güzellik Salonunda karşılama personeli olarak görev yaptığını, ayrıca randevu verme ve seansları düzenleme ve salonunun temizliğini bizzat kendisinin yaptığını, müvekkilinin ilk başlarda işverenin teyzesi olması sebebiyle işverenin SGK primlerini yatırmasını uzun bir süre beklediğini ancak müvekkilinin sürekli oyalandığını, müvekkiline harçlık olarak adlandırılabileceğimiz tutarlar personel maaşı açıklamasıyla havale edildiğini, müvekkilinin belirtmiş oldukları tarihler arasında SGK primlerini yatırmadan çalıştırması nedeniyle işbu davanın açılması zorunluluğu olduğunu belirtmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, iş yerinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının davalının öz yeğeni olması hasebiyle ziyaret ve kişisel amaçlı olarak iş yerine gidip-geldiğini, davacının müvekkile ait iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini, dosya kapsamında davacının müvekkile ait iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bilgi,
belge ve kayda rastlanılmadığından kötü niyetli davacı tarafından haksız olarak huzurdaki dava ikame olunduğunu bu nedenle hizmet tespit davasının şartları oluşmadığından huzurdaki haksız davanın reddini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın kamusal niteliği göz önüne alınarak gerekli araştırmanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 01.06.2021- 01.01.2022 tarihleri arasında çalışma süresinin tespiti doğrultusunda hüküm kurulmasının dosya kapsamında yerinde olmadığını, bu sebeple yapılacak temyiz incelemesi sonucunda Mahkeme kararının bozulmasını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya içinde dinlenen tanık beyanları ve diğer incelenen belgeler ışığında davacının davalı işyerinde kesintisiz ve İş Kanunu çerçevesinde çalıştığına dair kesin ve inandırıcı olup karar vermeye yetecek derecede kuvvetli deliller mevcut değil iken davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir iken Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi ile ilgili kararın bu sebepler gösterilerek istinaf edilmesi karşısında dosyaya yapılan istinaf sebepleri incelenmeden taleplerimiz esastan reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilince ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8212, K. 2025/14036, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama