KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8910 E., 2025/14292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/150 E., 2024/381 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/694 E., 2023/454 K.
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 08.05.20 14... /274 Esas ve 2014/356 Karar sayılı ilamı ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığını, boşanma davası ile müvekkili ...ve dört müşterek çocuğu, müşterek hane adresinde kalmaya devam etmiş, davalı eşi ... ise davanın açılmasıyla birlikte geçici olarak bir süre akrabalarının yanında kalmış, ancak daha sonra hala birlikte yaşadığı gayri resmi eşi olan ...’in ikamet ettiği adrese taşındığını, ...hala gösterilen bu adreste gayriresmi eşi ... ... ile bu birliktelikten doğan müşterek çocuğu ... ile beraber yaşadığını, müvekkili ...ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olayın,
...’ın hala devam eden başka bir kadından olan gayriresmi evliliği ve bu evlilikten doğan gayriresmi çocuğu olduğunu, davacı ile eski eşi ...'ın yakın akraba olup amca çocuğu olduğunu, bu yakın akrabalık bağları sebebiyle ...'ın gayri resmi evliliğinin aileler arasında hoş karşılanmayacağı sebebiyle boşanma davasına konu edilmeyerek yansıtılmadığını, hatta davacının da eski eşi ...’tan boşandığını komşularına söyleyemediğini, ... ..., Aile Mahkemesinin kararında belirtildiği üzere çocukları ile kişisel ilişki tesisi bulunduğundan çocuklarını görmeye geldiğini ve zaman zaman onlarla vakit geçirdiğini,
Kurum kayıtlarına bakılacak olursa vefat eden babası ...’nin ölüm aylığının annesi ve diğer ablasının da aldığını, bu ölüm aylığından davacının payına düşen aylığın 270,00 TL olduğunu, boşandığı eşinden ayda toplam 2.500,00 TL yoksulluk ve iştirak nafakası aldığını, kendisine bağlanan 270,00 TL gibi az olan ölüm aylığını alabilmek uğruna eşinden boşanmasının mantıksız olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırı bir durum olduğunu,
davalı Kurum tarafından yeterli araştırma yapılmayarak soyut bir takım varsayımlarla işlemin tesis edildiğini belirterek davacı hakkında davalı Kurum tarafından denetmen raporuna göre muvazalı boşanma durumundan dolayı ölüm aylığının durdurulmasına dair işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kabulüne davacı ... hakkında SGK'nın 09.12.2015 tarih ve 2015/ÖG/1 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporuna göre "Muvazaalı boşanma durumundan dolayı" ölüm aylığının durdurulmasına dair davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin, Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 17.10.2023 tarih ve 2021/694 Esas - 2023/454 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK.'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının açılan dava sonrası ve birlikte yaşamaya son verdikten sonra eldeki davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu yeni duruma ilişkin Kuruma yeniden müracaat etmesi gerektiğini, dosyadaki delillerin bu anlamda yetersiz olduğunu, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek ölüm aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraflın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesi olup, bu madde içeriğinde sadece fiilen birlikte yaşama kıstası getirilmiş ve hiçbir şekilde muvazaalı boşanma ibaresine yer verilmemiş iken, Mahkemece kararın hüküm kısmının 1. bendinde muvazaalı boşanma durumundan bahsedilmesi isabetsiz olup, davanın yasal dayanağına aykırılık teşkil etmiştir.
3. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8910, K. 2025/14292, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama