KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9115 E., 2025/15810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/880 E., 2025/1026 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 17. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/149 E., 2024/463 K.
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait 06... plakalı aracında dolmuş şoförü olarak çalıştığını, bu çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğini belirterek, davacının davalıya ait işyerinde 15.02.2013-23.02.2016 tarihlerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 30.11.2020 tarihli dilekçesi ile "Dava konusu edilen dönem itibariyle 06... plakalı aracın davalı dışında hissedarı ve hisse devriyle sonradan ortak olanların dosya kapsamında isim ve adresleri belli ise bu kişilerin davalı yanında davaya katılımlarını sağlamak üzere" taraflarına süre verildiğini belirterek, davasını bu kişilere de yöneltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı araçta 1/2 hisse sahibi olduğunu, diğer ortak, araçta çalışmadığı için aracı davacının kiraladığını, davacının kendi nam ve hesabına çalışıp kiralama bedelini her ay ödediğini, bu nedenle sigorta primlerini kendisinin yatırması gerektiğini, davacıyla müvekkili arasında iş akdi bulunmadığını, diğer ortağın hissesini 3. şahsa devretmesiyle davacının dolmuşla ilgisinin kesildiğini, müvekkiline husumet düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Feri Müdahil Kurum vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 18.07.2014-07.12.2015 tarihleri arasında davalı ... ve dahili davalı ...'a ait 06... plakalı tescilsiz minibüs işletmesi işyerinde eylemli olarak hizmet akdi ile 5510 sayılı Kanun'a tabi olarak günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir:
"Kaldırma ilamı doğrultusunda dava konusu uyuşmazlık döneminde 06... plakalı sayılı aracın ½ hissesinin davalı ...’a, ½ hissesi ise 15.02.2013 – 18.07.2014 tarihleri arasında ...’a, 18.07.2014- 25.12.2015 tarihleri arasında ...’a, 25.12.2015 tarihinden itibaren ...’e ait olması nedeniyle ..., ..., ...'in davaya katılımı sağlanmış, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları, duruşmaya katılmadıkları görülmekle yargılamaya devam edilip sonuçlandırılmıştır.
Getirtilen belgeler ve delilere göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 15/02/2013-23/02/2016 tarihleri arasında hizmet tespitine ilişkin olduğu, talep konusu dönemde davacının 4/1-a kapsamında sigortalılık kaydı bulunmadığı, davalı ...'ın 28/10/2010 tarihinde vergi mükellefiyetinin başladığı ve devam ettiği, 06... plakalı aracın 1/2 hissesinin davalı ...’a, 1/2 hissesinin ise el değiştirmek suretiyle dahili davalılar ..., ..., ... adına kayıtlı olduğu,
... işvereni yanında 08.12.2015-05.10.2018 tarihleri arasında Ek-6 kapsamında sigortalılık kaydı olan davalı tanığı ...'ın (...'ın kardeşi) beyanında kendisinin çalıştığı dönemde davacının çalışmasının bulunmadığını belirtmesi, davacı adına 08.04.20 13... .04.2013 tarihlerinde 06... plakalı, 22.04.2014, 06.05.20 14... .06.2014 tarihlerinde 06... plakalı farklı araçlar üzerinden trafik cezası uygulanması,
davacının çalışma olgusuna vakıf kamu tanıklarının anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının ... plakalı araçta şoför olarak 18.07.2014 - 07.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlandığı, diğer sürelerin usulünce ispatlanmadığı, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında hizmet akdi bulunduğu görülmüş, taraf ve kamu tanık anlatımları ile davacının ondalık tabir edilen usülde çalıştığı, çalıştığı saatler için müşteriden topladığı paradan masrafını düştüğü, kalan tutarın %20' sinin davacıya günlük yevmiye olarak ödendiği,
davacının haftada 6 gün 12.00-22.00 saatleri arasında haftalık 45 saati aşan çalışması olduğu anlaşılmakla, davacının mahkememizce hizmet süresi belirlenen dönemde davalı ... ve dahili davalı ...'a ait 06... plakalı tescilsiz minibüs işletmesi işyerinde 18.07.2014-07.12.2015 tarihleri arası hizmet akdiyle 5510 sayılı Kanun'a tabi günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır."
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, dahili davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
a)Davalı ... vekili özetle,
1.Mahkeme ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Müvekkili ile davacı arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, tanık beyanlarında da davacının hasılatın %20 sini aldığını beyan edildiğini, bunun da taraflar arasında hasılat kirası olduğunu gösterdiğini,
3.Trafik cezaları incelendiğinde araç ortağı ...’un bir çok cezasının olduğunu, tespitine karar verilen dönem içinde davacının sadece 18.06.2015 tarihinde bir cezası olduğunu, bu dönemde davacının başka minübüste trafik cezası aldığını, 2014 yılında 06... plakalı araçta çalışmasının gözüktüğünü, davacının iki dolmuşta birden çalışmasının mümkün olamayacağını, kararın bu nedenle hukuka aykırı olduğunu,
4.Davalı ...’ın diğer ortakları ve kardeşi birlikte bu araçta çalıştığını, davacının neredeyse bu araçta hiçbir çalışması bulunmadığını, davacının çalışmasının part time ve hasılat kirası karşılığı çalışma olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı mahkeme ilamlarının bozulmasını istemiştir.
b)Fer'i müdahil Kurum vekili özetle,
1.Öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini,
2.Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olabileceğini,
3.08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 16. maddesnin; işverenin işe girişi bildirmesinin yanında sigortalıya da işe girdiği tarihi takip eden bir ay zarfında girdiği işi Kuruma bildirmek hakkı tanındığını, yıllar önce bir işyerinde çalışıp, kaçak çalıştığı hakkında bu güne kadar herhangi bir şikayeti olmayan davacının, bu davayı açmasında iyi niyetli olmadığını,
4.Eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9115, K. 2025/15810, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama