KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9306 E., 2025/14298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2313 E., 2025/350 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/167 E., 2024/243 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, borçlu boşanmış olmasına rağmen eski eşi ile birlikte yaşadığı tespit edildiğinden vefat eden 0...4 Bağ-Kur Numaralı annesi ....'dan hak sahibi olarak yetim aylığı aldığını, yersiz ödemelerin geri tahsili amacıyla Ordu İcra Müdürlüğünün 2019/1403 Esas sayılı takip dosyasıyla açtığı icra takibine, davalı borçlunun 13.02.2019 tarihinde borca itirazı ile 14.02.2019 tarihinde takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalini, borçlunun borca itirazı yerinde olmadığı, ...
Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından düzenlenen 17.02.20 11... /MT-1 sayılı rapora göre davalı borçlu 24.09.2009 tarihinde boşandığını, .... ile ... .... Köyü ....Mevki No:...
Ordu adresinde fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini, bu nedenlerle yapılan itirazın İcra ve İflas Kanunu gereğince iptalini, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödenmesini sağlamak için takibin devamını ve takip konusu alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin davalı eşinden boşandığını, bu tarihten itibaren de ayrı yaşadığını, ancak boşandığı eşi ile çocuklarının görüşmelerine asla engel olmadığını, zaman zaman çocukları için tarafların bir araya gelmesi, onların sorunları için görüşmelerinin doğal olduğu, ancak bu durum onların birlikte yaşadığı anlamına gelmediği,
bu durumun tespiti de boşanma tarihinden itibaren müvekkilinin kaldığı ev adresi, elektrik ve su faturalarının ilgili Kurumlara abonelik kaydının boşanma tarihinden itibaren ayrıntıları ile araştırılarak belirlenmesinin mümkün olduğunu, tüm bu konularda gerekli ve ayrıntılı araştırma yapılmasının mümkün olduğunu, 17/022011 tarihli SGK Denetmen Raporuna dayanak olarak 2019 yılında icra takibi yapıldığını, bu nedenle hem zamanaşımı hemde iptal davasına ilişkin hak düşürücü sürenin aşıldığı iddiası ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Ordu İcra Müdürlüğünün 2019/1403 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, davalının istinaf talebinin süresinde olmadığını, kararın kesinleştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9306, K. 2025/14298, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama