KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9396 E., 2025/16864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1583 E., 2024/807 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 11. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/291 E., 2022/268 K.
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12.12.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... Lojistik Dağıtım ve Depolama Hizmetleri A.Ş. vekili, davaya konu trafik kazasının iş kazası olmadığını, davacının kendi özel işi için izin istediğini, trafik kazasının bu sırada meydana geldiğini, müvekkilinin iş güvenliği önlemlerini almadığına dair davacının dosyaya herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığını, kazanın üçüncü kişinin ve davacının kusuru neticesinde meydana geldiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Sınırlı Sorumlu ... Üretim Temin ve Dağıtım Kooperatifi vekili, davacının müvekkili kooperatifin çalışanı olmadığını, diğer davalı şirketin çalışanı olduğunu, müvekkili kooperatifin aracın işleteni de olmadığını, herhangi bir kusuru ya da illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... Lojistik Dağıtım ve Depolama Hizmetleri A.Ş. bünyesinde çalışırken ilaç dağıtım işi yaptığı 12.12.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında %63 oranında malül kalacak şekilde yaralandığı, olayın meydana gelişinde davacının %40 oranında, dava dışı sürücü ...'in %60 oranında kusurlu olduğu, davacının kullandığı 35... plakalı davalı ...
Lojistik Dağıtım ve Depolama Hizmetleri A.Ş.'ye ait motosiklette kazaya neden olacak herhangi bir teknik arıza bulunmaması nedeniyle davalı ... Lojistik Dağıtım ve Depolama Hizmetleri A.Ş.'nin kusurunun olmadığı, davalılar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunmakla birlikte davalı Sınırlı Sorumlu ...
Üretim Temin ve Dağıtım Kooperatifi (...)'ın kazanın oluşunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, trafik iş kazasının davacının ve davalı dışı 3. kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmesi ve illiyet bağının kesilmesi nedeniyle davalıların tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalıların müvekkili de dahil olmak üzere kurye çalışanlarına hızlı davranmaları hususunda baskı yaparak kusurlu davrandığını, işverenin her türlü tedbiri almış olsa dahi kusursuz sorumluluğun bir türü olan tehlike sorumluluğu kapsamında meydana gelen zararlı sonuçtan sorumlu tutulması gerektiğini, tanık ifadesinde de acil ilaç olduğunda kendilerine ilacı çabuk yetiştirmeleri için baskı yapıldığının ve davacının kaza geçirdiğinde ilaç dağıtımına çıktığının beyan edildiğini, müvekkilinin söz konusu kaza neticesinde uzun ve yorucu bir tedavi süreci geçirdiğini ve % 63 oranında malul olduğunu, müvekkilinin zararının karşılanmadığını, davalılardan şikayetçi olduğunda ise iş akdinin feshedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9396, K. 2025/16864, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama