KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9823 E., 2025/12967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/370 E., 2025/148 K.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 3201 sayılı Kanun kapsamında 01.11.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık başlangıç tarihi itibariyle Almanya'da sigortalı çalışması nedeniyle 20.05.2020 tarihi itibariyle aylık ödemesinin durdurularak ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğini, davacının 10.11.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasından çalışamaz hale geldiğini, bu nedenle Alman Emeklilik Sigortası tarafından maluliyet aylığı bağlandığını, Alman Hizmet Belgesinde yazılı prim ödemelerinin 01.11.2016 tarihinden değil,
trafik kazasına neden olan aracın mali mesuliyet sigortasından dolayı 2017-2018-2019 yıllarına ait olduğunu, fiili çalışmaya dayanmadığını, maluliyet aylığı tahsis edilmesi ve halen ödenmesinin davacının Almanya'daki sigortalılığının fiili çalışma ilişkisi bulunmadığının bir kanıtı olduğunu, olumsuzluğun giderilmesi için davalı Kuruma yapılan müracaatın reddedildiğini belirtilerek,
davacı ...'nun 3201 sayılı Kanun'un -5997 sayılı Kanun ile değişik-6 ncı maddesinin (B) fıkrasının 1 inci paragrafı kapsamında olacak şekilde Almanya'da, Almanya mevzuatına göre, fiilen çalışmadığının tespitine, SGK ile arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, ...
SGK-tahsis numaralı yaşlık aylığı tahsisinin devamı ile 20.05.2020 tarihinden sonra ödenmeyen yaşlılık aylıklarının işlemiş-işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin usulve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2021 tarih, 2020/228 E., 2021/242 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2023 tarih, 2021/2240 E., 2023/837 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, davacıya ait son tarihli yurt dışı hizmet cetvelinin bu kapsamda yeniden tahsis talep tarihi itibariyle ilgili hukuk bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere kesin dönüşe engel nitelikte prim ödemesi veya ikamete dayalı sosyal yardım veya ödemesi bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Anayasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. .." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9823, K. 2025/12967, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama