KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9856 E., 2025/13262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1145 E., 2025/1965 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/39 E., 2024/80 K.
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette çalışmakta iken davalı şirketin işletmesi olan fabrikanın iç boyaması için iskele kurduğunu ve boya işine başladığını, çalışmada ücret belirlenirken boya, fırça vs. malzemelerinin teminini davalı şirket tarafından sağlanacağını, 08.02.2014 tarihinde çalışmaya başladığını 5. ve 6. gününde 10:00-10:30 saatlerinde iskeleden düşerek ağır yaralandığını, kazadan sonra işletmenin aracıyla .... isimli kişi ile ... isimli kişinin derhal ...
Fakültesine müvekkilini götürdüklerini ve müvekkilin tedavisini yaptırdıklarını, müvekkili davacının iş kazası sonucu uğradığı maluliyeti ve sağlam bir vücuda sahip bir insan gibi çalışamayacağı ve meslekte kazanma gücünün kaybedildiği göz önüne alındığında müvekkili davacı lehine maddi ve manevi kayıplar için tazminat davası açma zaruretinin hasıl olduğunu, bu sebeple Konya 2. İş Mahkemesinin 2018/726 E. sayılı dosyası ile müvekkil adına iş gücü kaybı tazminatı, iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi sebebiyle tazminat talepli dava açıldığını,
bu nedenle müvekkiline 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarının ödenmesi ve Kurum tarafından karşılanmayan zararlarımızın davalı iş vereden talep edilmesi hususunda taşıdığı önem nedeniyle davacı müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalışması sırasında 08.02.2017 tarihinde geçirdiği kazanın tespitine, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde: davacının müvekkili çalışanı olmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde boya işinde çalışmadığını, davacı tarafından kuruma başvurulduğunu SGK'ca yapılan denetim sonucu davacının işyerinde iş kazası kazası geçirmediğinin tespit edildiği, davacının 08.02.2014 tarihinde hastanede tedavi gördüğü esnada yolda yürürken düştüğü yönünde beyanda bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının iş kazasına ilişkin olarak müvekkil kuruma başvuru yaptığını Kurumca düzenlenen müfettiş raporu ile olayın bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğine dair rapor tanzim edildiğini, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdine dayalı bir iş sözleşmesi olmadığını, davacının seyyar boyacılık işinde çalıştığı yönündeki beyanın açık olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamına göre; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ;kararın hatalı olduğunu, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, olayın iş kazası olduğunu, tacir olan davalının basiretli davranmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 08.02.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Eldeki davada, davacının davalı şirkete ait fabrikanın iç boyama işini yaparken 08.02.2014 tarihinde iskeleden düşerek yaralandığına dair olayın iş kazası olarak tespitini talep ettiği, belirtilen tarihte herhangi bir yerden bildirimi bulunmadığı , Kurum tarafından yapılan denetim sonucu olayın iş kazası olmadığı yönünde tespit yapıldığı, Mahkemece tanık anlatımlarından davacının kendisi gibi boyama işleri meşgul ... adlı arkadaşının tavsiyesi üzerine davalı ... şirketinin fabrika binası boyama işlerini aldığı,
iş kazanın boyama işlerini yapıldığı esnada 7 metre yüksekliğindeki iskeleden düşme neticesi gerçekleştiği, boya malzemelerinin işveren tarafından tedarik edildiği, boyama esnasında işyerinde bir çalışma bulunmadığı, bu sebeple davalı işyerine ait dönem bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmesine gerek görülmemiş, tanık anlatımlarından ve davacının isticvabından davalı işyeri ile davacı arasında akdedilen bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, davacının emir ve talimatları ... adlı üçüncü bir kişiden aldığı, bu ... adlı kişinin işi bağlayan ve işçilerin başında bulunan kişi olduğu,
davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdinin kurucu unsurlarından zaman ve bağımlılık unsuru bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece tam olarak aydınlatılmadan olayın iş kazası olmadığı kabul edilmek suretiyle eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.
5. Mahkemece davacının iddia ettiği tarihte davalıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığı konusunda, davacıya kaza tarihinde kimlerle çalıştığı sorularak belirteceği kişilerin beyanlarına başvurulmalı, kazalıyı hastaneye kimin götürdüğü tespit edilerek dinlenmeli ve davacının yaptığı işe aracı olduğunu iddia ettiği ... ( ... ) ... ile ilgili olarak ta davacıdan detaylı bilgi alınarak bu kişinin gerçek kimliği tespit edilip beyanı alınmalı ,ayrıca söz konusu olaya ilişkin 23.02.2018 tarihinde KYOK kararı verildiği tespit edilmiş olup soruşturma dosyası da getirtilmek suretiyle, davacının çalışmasına ve iş kazasına yönelik ayrıntılı inceleme ve araştırma yapılıp varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9856, K. 2025/13262, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama