KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/3481 E., 2010/1650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- Sanık ...'ın beraatine, sanık ...'in ise 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 5237 sayılı TCY.'nın 62. madde ve fıkraları gereğince 15 ay hapis cezasına ilişkin.,
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Vergi Denetmeni ... tarafından düzenlenen 08.02.2005 tarih ve VDENR-2005-1248/9 sayılı kaçakçılık suçu raporuna istinaden sanık ... hakkında iddianameye konu edilmeyen defter ve belge ibraz etmemek suçu ile 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan zamanaşımı içersinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mümkün görülmüş, 2004 takvim yılı içinde birden fazla fatura düzenlemek eyleminin zincirleme suçu oluşturduğu gözetilmeden tek suç oluşturduğunun kabulü ile birden fazla faturanın miktarına göre temel cezanın tayini sırasında asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizlikleri karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-) Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne, sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen katılan vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün yerinde olmadığına ilişen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-24.02.2005 gün ve 1562 sayılı Ankara Gelirler Bölge Müdürlüğü mütalaasının sadece sanık ... için düzenlendiği, sanık ... hakkında 213 sayılı Kanunun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... için usulüne uygun şekilde mütalaa alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kararın gerekçe bölümünde. 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden,
bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde ve temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunlarının 765 Sayılı Kanunda bulunmaması itibariyle aleyhe olduğu dikkate alınmadan 5237 sayılı Yasa hükümlerinin esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,yasaya aykırı,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/3481, K. 2010/1650, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama