KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/483 E., 2010/584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- ...: 1-765 TCK 342/1,80,59,647 SK 6 mad uyg 1 yıl 11 ay 10 gün hapis
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma
2-5237 TCK 158/1-e, 43/1, 168/2,62,51/1 mad uyg 1 yıl 15 gün hapis ve 1450.00. YTL.adli pc,..., ..., ...: BERAAT
I- Elde edilen delillerin sanıklar ..., ... ve ...'in “memurun resmi belgede sahtecilik suçu”na iştirakten hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekillerinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Yüklenen “dolandırıcılık” suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın beraatlerine dair hükümlerin katılanlar vekillerince, sanık ...'in mahkumiyetine dair hükmün ise katılanlar vekilleri ile adı geçen sanık müdafiince temyizlerine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıklar ..., ... ve ...'ın sorgularının yapıldığı 22.11.2001 tarihinden, sanık ... yönünden ise aynı yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği en son haksız menfaatin elde edildiği 17.08.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,
katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... yönünden 765 Sayılı TCK.nun 102/4, sanık ... yönünden ise 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca kamu davasının istem gibi ORTADAN KALDIRILMASINA,
III- Sanık ... müdafii ile katılanlar vekillerinin adı geçen sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair hükmün temyizlerine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
...'nün 24.01.2001 gün ve 1 sayılı, ...'nün 04.12.2000 gün ve 1057 sayılı soruşturma raporları ile yargılama aşamasında alınan 27.10.2005 tarihli Sayıştay uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere.
Alaşehir Devlet Hastanesi'nde pratisyen hekim olarak görev yapan sanığın, hastanede tutulan defterlerden olmadığı bildirilen ve idarenin bilgisi dışında “Danışma Hekimliği (İlk Muayene) Defteri” adlı defteri bir şekilde ele geçirerek, eşi ... adına olan ancak dosyada mevcut tanık beyanları ve sanıklar ... ve ...'ın beyanlarından da anlaşıldığı üzere eşinin rahatsızlığı nedeniyle fiilen kendisi tarafından idare edilen eczaneye gelen sosyal güvenlik kurumuna tabi hak sahipleri veya yakınlarını muayene etmeden bunlara ait karnelere bilgileri dışında;
bir kısmını Adli Tıp Kurumunun 17.03.2004 gün ve 1039 sayılı raporunda da belirtildiği üzere Sağlık Ocağı doktorlarından ...ve ...'a ait olmayan sahte kaşe ve imzalarla devlet hastanesine sevkleri yapıldıktan sonra söz konusu yasal olmayan deftere kayıt etmek, bir kısmına izinli veya raporlu olduğu dönemlerde düzenlediği reçeteleri hastane mührü ile mühürleyerek resmiyet kazandırmak, bir kısmına mükerrer protokol numarası vermek,
bir kısmına gerek kendisinde bulunan defterde gerekse hastaneye ait yasal defterlerde kayıtlı olmayan numaralar vermek ve Adli Tıp Kurumunun 27.10.2003 gün ve 9113 sayılı raporunda Berrin Özkan ve Mustafa Akgündüz isimli hak sahiplerine ait reçetelere yazılmış olan ilaçların dozajlarında arttırım yapmak suretiyle yapılan tahrifatın sanığın eli ürünü olduğunun belirtilmesi bazı hak sahiplerine aynı gün birden fazla reçete düzenlemesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün halinde “zincirleme olarak görevli memurun resmi belgede sahteciliği 765 sayılı TCK.nın 339/1, 80 ve 5237 sayılı TCK.nın 204/2,
43 maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/483, K. 2010/584, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama