KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/4887 E., 2010/3102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak.
- Hüküm
- 5237 SK 206/1, 54, 53 m. uyarınca 3 ay hapis.
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
İftiraya konu olabilecek bir suç nedeniyle aranmayıp kimliksiz dolaşması nedeniyle şüphe üzerine yakalandığında isminin ... olduğunu söyleyen sanığın, gerçek kişi olduğu anlaşılan ...’e her hangi bir suç isnadında bulunmamış olması nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 268.maddesi delaletiyle 267.maddesindeki iftira suçu oluşmayacağından, tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5327 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de;
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, hüküm fıkrasının 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili 4.bendinin karardan çıkarılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki hakları kullanmaktan şartla tahliye tarihine,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/4887, K. 2010/3102, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama