KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/5817 E., 2010/3788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
- Hüküm
- ...: Beraat.,
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
...: 765 S.K 504/7,61/1,522,59/2.mad. uyarınca 3 ay 10 gün hp ve 46 YTL apc,erteleme,vekalet ücreti.
I-Sanık ... hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin sübutun bulunduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelen katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 1-Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Resmi belgede sahtecilik suçunun düzenlemekle oluşacağı,dolandırıcılık suçunun unsuru ya da ağırlaştırıcı nedeni olmayıp her iki suçun birbirinden bağımsız oluşacağı,sanığın içerik itibariyle sahte reçete düzenleterek katılan kuruma fatura edip menfaat sağladığının bu suretle resmi beldede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia olunması,idari soruşturma raporu,
tanık ...’ın anlatımları ve tüm dosya kapsamından adı geçen tanığın kızının rahatsızlığı nedeniyle belgesiz aldığı ilaçların yazdırılması için gönderdiği kendisine ait sağlık karnesine kızı ... adına İl ...’nce düzenlenen 13.4.2004 tarihli hasta sevk kağıdına dayanarak anne ...’e ait sağlık kurulu raporu ibraz edilerek depresyon teşhisi konulup 14.4.2004 tarihli reçetenin düzenletilerek ödeme için kuruma ibraz edildiğinde sağlık kurulu raporundaki isim ile reçetedeki ismin farklılığı nedeniyle suçun ortaya çıkartılıp ödeme yapılmayarak idari ve adli soruşturma başlatıldığının anlaşılması karşısında;
anılan tespitler de gözetilerek dava konusu reçetenin sonuç almaya elverişli olup olmadığı,iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı da irdelenerek açılan resmi belgede sahtecilik suçundan ayrıca hüküm kurulması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde sanığın sahte resmi belde tanzim ettirip kullanarak kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek tek ceza tayini yasaya aykırı,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre,sanık müdafiinin eksik soruşturma yapıldığına, sübutun bulunmadığına,katılan vekilinin dolandırıcılık suçunun tamamlandığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
A-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 765 sayılı yasanın lehe olduğu kabul edilerek hüküm kurulması,
B- Kabul ve uygulamaya göre de;
Temel adli para cezasının sağlanan haksız menfaat miktarının belli olmaması ya da belirlenememesi halinde 765 sayılı TCK.nun 19.maddesinde belirlenen alt sınırdan aşağı olamayacağı,somut olayda sağlanmaya kalkışılan haksız menfaat miktarının 673.274.425 lira olduğu gözetilmeden adli para cezasının anılan yasanın 19.maddesi uyarınca alt sınırdan tayini ve suç tarihi itibariyle aynı yasanın 522.maddesi uyarınca bu miktarın normal değerde olduğu gözetilmeden TCK.nun 19.maddesine göre belirlenen miktarın pek hafif olduğu kabul edilerek adli para cezasının eksik hükmolunması yasaya aykırı,
C-Hükümden sonra, 8.2.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/5817, K. 2010/3788, 2 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama