KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/6443 E., 2010/15250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- 1- Sanık ..., Sanık ..., Sanık ..., Sanık ...: 765 s. TCK. nun 342/1, 65/3, 80. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma
Sanıklar ..., ... haklarında kurulan hükümlere yönelik herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığı, katılanın dilekçesi kapsamından temyiz isteminin sadece sanıklar ..., ..., ... ve bu sanıkların cezalandırılmayan suç ortaklarından sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik olduğu anlaşılmakla;
katılanın anılan hükümlere yönelik ve aşağıda isimleri yazılı hükmü temyiz eden diğer sanıklar ve müdafilerinin talepleri ile sınırlı olarak ve sanık ...’a 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin daha önce bu adrese adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması ve bu adresin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden bulunmaması karşısında geçersiz olduğu cihetle öğrenme üzerine vaki temyizinin süresinde kabul edilip hükmolunan cezalarının süresine göre koşulları bulunmadığından sanıklar ..., ...,
... müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince oy birliği ile reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
I-Katılanın sanık ... hakkında dolandırıcılık, sanık ... hakkında cürüm işleyenleri saklamak, cürmün delillerini yok etmek suçlarından kurulan beraat hükümlerine, sanık ... hakkında verilen tefrik kararına yönelik ve ..... ilgili temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ....hakkında verilen "tefrik" kararının 5271 sayılı CMK.nun 223. maddesinde sayılan davayı sonuçlandırıcı hüküm niteliğinde kararlardan olmayıp temyiz yeteneği bulunmadığı, sanık ...’a yüklenen dolandırıcılık ve sanık ... hakkında cürüm işleyenleri saklamak ve cürümün delillerini yok etmek” suçlarından katılanın doğrudan zarar görmediği, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği ve .... hakkında açılmış bir dava ve kurulan bir hüküm bulunmadığından şikâyetçinin anılan hükümlere yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... müdafileri ve sanıklar ..., ...’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “sahte sürücü sertifikası ve belgesini kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1.
maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet ve sanık ... hakkında aynı suçtan 4483 sayılı Yasa uyarınca dava şartı olan soruşturma izninin verilmemesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesi kararına yönelik katılan ve sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince:
Sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca verilen düşme kararının temyizi kabil bulunduğundan, tebliğnamedeki aksi düşünceye iştirak olunmamıştır.
1-Suça konu sağlık raporlarının hastane kayıtlarında bulunmayıp tümden sahte olarak düzenlendikleri kaldı ki bu raporları düzenleme yetki ve görevi ilgili doktorlar ve başhekime ait olup hastanede memur olarak çalışan sanık ...’ın böyle bir görevinin bulunmadığı cihetle 4483 sayılı Yasa gereği adı geçen sanığın yargılanması için izin alınmasına gerek bulunmadığı bu nedenle genel hükümlere göre yargılamaya devam olunup karar verilmesi gerektiği gözetilmeden soruşturma izni verilmediğinden bahisle sorgusu yapılmayarak yazılı şekilde hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
2-Denetime olanak verecek biçimde Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin çeşitli sıralarında kayıtlı suça konu sürücü belgeleri ve diğer evrakın dosya arasına konulmaması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/6443, K. 2010/15250, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama