KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/10764 E., 2012/2081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik
- Hüküm
- 1- ...: 5237 sayılı TCK.nun 38/1, 210/1. maddesi delaletiyle 204/1, 38/2, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesinin uygulanması
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda sanık ... bakımından resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın,
temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK.nun da bulunmadığı, 647 sayılı Yasanın 6 ile 765 sayılı TCK.nun 95/2. maddeleri uyarınca deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde “cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı” ve 5252 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca kanunlarda öngörülen “ağır hapis” cezalarının “hapis” cezasına dönüştürüldüğü gözetildiğinde 5237 sayılı TCK.nun aleyhe sonuç doğurduğu;
sanık ... bakımından ise sanığın oluşa uygun biçimde sübutu kabul edilen annesi olan diğer sanık ...’ın takibe koyduğu sahte senedi düzenlemekten ibaret eyleminin gerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 64/1 gerekse sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddeleri uyarınca müşterek (asli maddi) faili olup failliğin şerikliğe göre asliliği kuralı gereğince sadece fail
olarak sorumlu tutulabileceği suçun anılan şekildeki işleniş biçiminin her iki kanun bakımından da ancak teşdit sebebi yapılabileceği, sanığın sabıkasındaki Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.09.1997 gün ve 459/512 sayılı ilamının kesinleşme şerhli onaylı bir sureti getirtilip ve infaz durumu teyit edilip 765 sayılı 81. maddesi kapsamında tekerrüre esas nitelikte olup olmadığı belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden;
uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, sanık ...’in üst soy-alt soy ilişkisinden doğan nüfuzunu ne şekilde kullanarak annesini azmettirdiği de karar yerinde açıklanıp tartışılmadan denetime olanak vermeyecek biçimde yazılı şekilde sanık ... yönünden 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırının 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre daha az daha az olduğundan,
sanık ... yönünden de sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 38/2. maddesinin uygulanması gerektiği ve 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK.nun 38/2. maddesinde öngörülen arttırım oranından daha fazla cezaya hükmolunacağından bahisle 5237 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/10764, K. 2012/2081, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama