KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/11125 E., 2010/14595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik
- Hüküm
- ..., ...: 765 sayılı TCK.nun 339/1, 59. maddeleri gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
...: Kazanılmış hakkı gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80, 59. maddeleri gereğince 2 Yıl 11 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması
I-Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin, adı geçen sanıklar hakkında iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan, sanık ...’nın doğum tarihinin “19.08.1953”, suç tarihlerinin, sanık ... yönünden önce işlenen suç için “01.03.1996”, sanıklar ... ve ... yönünden sonradan işlenen suç için “07.06.1996” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sanık ... hakkında kurulan 19.03.1999 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.04.2001 gün ve 2160/5583 sayılı ilamı ile,
765 sayılı TCK.nun 71. maddesi gereğince ayrı ayrı hüküm kurulması yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sonucu eksik ceza tayin olunduğundan bahisle sadece sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulmuş ve Mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında ayrı ayrı kurulan hükümlerin de, Dairemizin 18.09.2006 gün ve 3835/7259 sayılı ilamı ile, “19.03.1999 gün ve 1997/167 Esas, 1999/40 sayılı karar ile sanık ... hakkında kurulan önceki mahkûmiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizi üzerine incelendiği,
katılan vekilinin 27.05.1999 havale tarihli temyizinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerini kapsadığı anlaşılmakla, bu sanık yönünden kazanılmış hak da gözetilmeden aleyhe bozma yapılarak, bunun sonucunda yazılı şekilde fazla ceza tayin” olunduğundan bahisle bozulduğu anlaşılmış olmakla; adı geçen sanık hakkında Mahkemece iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra kazanılmış hak gözetilerek infaz edilecek cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kazanılmış haktan bahsedilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek mahkûmiyet hükmü kurulması, sonuca etkili görülmemiştir.
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ... ve ...’a yüklenen iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun sübutu, kabul, oluş, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre, 765 sayılı Yasa hükümlerinin açıkça sanıklar lehine olduğunu kabul eden mahkemenin kabulünde ve verilen kararda eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin suçun sübuta ermediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanıklar hakkındaki hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ...’ın, hakkında iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
13.12.2010 günü UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...’ın, hükümden sonra 26.05.2009 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/11125, K. 2010/14595, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama