KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/11210 E., 2010/8765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
- Hüküm
- 765 s.k'nun 343/1 maddesi gereği 6 ay hapis
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıkla ilgili olarak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin, Soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Oluşa ve kabule göre; hakkında herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bulunmayıp şüphe üzerine yapılan kimlik kontrolünde görevli polis memurlarına, kendisini, gerçek bir kişi olan “ ve oğlu doğumlu ” olarak tanıtıp bu kimlik bilgileri ile yalan beyanda bulunmak suretiyle İlçe Emniyet Müdürlüğünün 28.01.2003 gün ve 4298 genel sayısında kayıtlı bulunan “hüviyet tetkiki” amaçlı “parmak izi sicili” tanzimine sebep olan sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 343/1. maddesinde öngörülen suçun cezası 3 aydan 1 seneye kadar hapis iken, aynı eyleme uyan ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 206/1. maddesinde öngörülen suçun cezası ise,
3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası olarak düzenlenmiş olup, bu maddenin uygulanması halinde, seçimlik ceza öngörülmesi ve adli para cezasının tercih edilmesi durumunda anılan hükmün açıkça lehe olacağı cihetle.
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasaların olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak denetime olanak verecek şekilde belirlenecek olan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan soyut ifadelerle, eylemin 5237 sayılı TCK.nun 268/1. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 267/1. maddesinde öngörülen suça uyduğundan bahisle, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/11210, K. 2010/8765, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama