KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/14534 E., 2011/23008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi evrakta sahtecilik
- Hüküm
- ..., ...: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. md. 2 yıl hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulamısı,,
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma
...: Beraat
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin dilekçesi ve dosya kapsamından sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne, sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin ise sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla anılan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya içerisinde bulunan sabıkasızlık kaydında adının yanlış gösterildiği, doğru kimlik bilgileri ile UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydına göre ise daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunduğu anlaşılan ve bu nedenle de 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği ve temel cezanın alt sınırdan tayin olunmasına göre 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddeleri uyarınca uygulama yapıldığında her ne kadar hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak
yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmadığı nazara alındığında 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden, anılan yasalardaki cezaların alt ve üst sınırlarının karşılaştırılması ile yetinilerek, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması;
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62 ve 51. ibareleri çıkartılarak anılan ibareler yerine sırası ile “765 sayılı Yasanın 342/1, 59/2” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
1-1412 sayılı CMUK.nun 163/2. maddesinde (5271 sayılı CMK.nun 170) “İddianamede sanığın açık kimliği, isnat olunan suçun neden ibaret olduğu, suçun kanuni unsurlarıyla uygulanması gereken kanun maddeleri, deliller ve duruşmanın yapılacağı mahkeme gösterilir.”, 150. maddesinde (5271 sayılı CMK.nun 225). “Tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir”, 257. maddesinde ise (5271 sayılı CMK.nun 225) “Hükmün mevzuu, duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir.” hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerde belirtildiği gibi, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiildir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Bu bakımdan iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; sorgusundan önce iddianame okunduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. Yüklenen suç açık ve net olarak belirlenmeli, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır.
İncelenen dosyada, sanık ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.02.2004 gün ve 61330/42834/2811 sayılı ek iddianamesi ile 765 sayılı TCK.nun 342/1, 346, 503 ve 522. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de iddianamedeki tüm anlatımların haklarında daha önce dava açılan kişilere ilişkin olduğu, sanığın yüklenen suçun unsurlarını oluşturan eylemlerinin ne olduğuna ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmemiştir.
İddianamede şüphelinin ve suçun adı ile uygulanması istenilen kanun maddelerinin yazılması yeterli olmayıp, olayın ve eylemin/eylemlerin suçun kanuni unsurlarını da içerecek biçimde açıklanması gerekir. Bu itibarla mevcut iddianın suç ve iddia tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 163. maddesine uygun bulunduğundan söz etmeye olanak yoktur.
İddianamede sanığa yüklenen suç anlatılmayarak savunma hakkı kısıtlandığı gibi aynı Kanunun 150 ve 257. maddelerine aykırı olarak hükmün konusu olan olay da belirtilmemiştir.
Bu nedenlerle, iddia tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 163/2. maddesine aykırı biçimde düzenlenmiş iddianamedeki, sanığa yüklenen suçun kanuni unsurlarını da içerecek biçimde açıklattırılması sağlanmadan ve buna göre sanığın savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık ...’in adli sicil kaydında gözüken engel mahkûmiyetlerinin karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla; mülga 3167 sayılı Yasanın 16/b-3 ve 16/c-4 maddeleri uyarınca hükmün ortadan kaldırılabileceği ve 5941 sayılı Yasa ile suçun unsurlarında yapılan değişiklikler gözetilerek ilgili ilam örnekleri getirtilip incelenerek adli sicilden silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/14534, K. 2011/23008, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama