KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/16336 E., 2010/6764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık, sahte nüfus cüzdanı tanzimi, memura yalan beyanda bulunmak,
- Hüküm
- Beraat,
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Sanıkların Batman PTT Müdürlüğü adına sahte oluşturulan maaş ve personel durum belgesini tanzim ederek diğer katılan Ziraat Bankası A.Ş.den tüketici kredisi çektiklerinin iddia olunması karşısında belgede sahtecilik suçu yönünden PTT idaresinin katılma hakkı bulunduğundan tebliğnamedeki bu suç yönünden red isteyen düşünceye iştirak edilmeyip,anılan belgelerin 765 sayılı TCK.nun 355.maddesi delaletiyle 356.maddesi kapsamında belgelerden olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Şikayetçi ...’nün sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık,sanık ... hakkında yalan beyanda bulunmak ve hüviyet cüzdanında sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıkların sahte maaş ve personel durum belgeleri ile ın hüviyet cüzdanını sahte oluşturup, sahte kira sözleşmesi tanzim ederek anılan belgelerin fotokopileri ile diğer katılan Ziraat Bankası A.Ş.Batman Şubesi’ne müracaat ederek tüketici kredisi sözleşmesi imzalayıp kredi kullandıklarının iddia olunması karşısında yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar görenin adı geçen banka olduğu,PTT idaresinin anılan suçlardan doğrudan doğruya zarar görmemiş olması nedeniyle davaya katılma hakkının bulunmadığı,
buna rağmen verilen müdahillik kararı hukuken yok hükmünde olup, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bahşetmeyeceği cihetle, şikayetçi vekilinin bu suçlardan kurulan hükme yönelik vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III-Katılan ...’nün sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik,katılan Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin tüm suçlardan kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanıklara yüklenen “dolandırıcılık", "hüviyet cüzdanında sahtecilik", "yalan beyanda bulunmak", suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle "ilmuhaberde sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu;
olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının kesici son usuli işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 03.03.2005-07.04.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/16336, K. 2010/6764, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama