KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/19054 E., 2010/11582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- 1-2001 yılına ilişkin;213 S.Y.nın 359/b-1 ve 5237 S.TCK.nun 62/1 mad.ce 15 ay H.C.nın TCK.nun 51. mad.ce ertelenmesine
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
2-2002 yılına ilişkin;213 S.Y.nın 359/b-1 ve 5237 S.TCK.nun 62/1 mad.ce 15 ay H.C.nın TCK.nun 51. mad.ce ertelenmesine
I-2001 yılında sahte fatura kullanmak suçundan sanığın mahkümiyetine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının; suçun işlendiği 01.05.2002 tarihinden kamu davasının açıldığı 04.06.2007 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının ortadan kaldırılması yerine, sanığın mahkümiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-2002 yılında sahte fatura kullanmak suçundan sanığın mahkümiyetine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;Ancak:
1-Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere, 2002 takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura düzenleyen sanık hakkında anılan yıldaki filleri nedeniyle teselsül hükümlerinin uygulanması ve zararın ağırlığı, fatura sayısı, suçun işlenmesindeki özellikler ile kastın yoğunluğu dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/19054, K. 2010/11582, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama