KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/20390 E., 2011/22992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- 1-Defter ve belge ibraz etmeme suçundan:213 S.Y. 359/a-2, TCK 62/1 maddeleri gereğince; 5 ay hapis cezası.
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
2-Sahte fatura düzenleme suçundan:213 S.Y. 359/b-1, TCK 62/1 maddeleri gereğince; 15 ay hapis cezası.
Mahkemece sanığın kişiliği, suç işleme eğilimi, olayın oluş şekli nazara alınarak sanık hakkındaki cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine karar verilmiş bulunduğundan, tebliğnamedeki defter ve belge gizleme suçu yönünden 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi uyarınca uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmemesinin yasaya aykırı olduğundan bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından 213 sayılı Yasanın 359/b-1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında,
her bir takvim yılında işlenen suçların kendi içinde teselsül eden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı gözetilmeden, eylemin tek suç kabulü ile ve teselsül hükümleri de uygulanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliği sanığa karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan hüküm kurulduğu sırada 213 sayılı Yasanın 359/b-1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, bireyselleştirme aşamasında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp,
leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken karşılaştırma yapılmaksızın, 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b-1. maddesi uyarınca tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcıcezadan sonra 765 sayılı TCK’nun 59/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince indirimler yapılması halinde hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de.
5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkûmiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması gerekeceği dikkate alındığında 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan Yasa uyarınca hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/20390, K. 2011/22992, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama