KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/20474 E., 2010/553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2010
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.09.2008 tarihli ve 2008/6083 soruşturma 2008/2187 esas, 2008/167 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2008 tarihli ve 2008/87 sayılı kararına yönelik itirazın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin,
Osmaniye 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2008 tarihli ve 2008/479 değişik iş sayılı kararın dosya kapsamına göre. Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesince, dosyanın bütün halinde soruşturma konusu şirketin işleyişi hakkında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek, şüphelilerin ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen diğer şüphelilerin şirketteki görevleri, sorumluluk alanları ve eylemlerinin denetime açık şekilde tespit edilerek,
şikayetçi şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumunu nasıl ve ne kadar zarara uğrattıkları hususunda bilirkişi raporu aldırılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3.maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2.maddesinde yer alan "soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler:" hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianame gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verileceği, mahkemece bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulduğu takdirde de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 62 ve devam maddeleri uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırabileceği,
kaldı ki dosya kapsamında bulunan 09.09.2008 tarihli bilirkişi Serbest Mali Müşavir Hüsnü Bilgiç'ten alınan raporda zarar miktarının belirtilmiş olması karşısında, itirazın bu yönden de kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 07.11.2008 gün ve 2008/13087/55773 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.
Başsavcılığının 01.12.2008 gün ve KYB.2008/245098 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2008 gün ve 2008/87 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın kısmen reddine dair, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2008 gün ve 2008/479 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/20474, K. 2010/553, 5 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama