KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/4548 E., 2010/12094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği,dolandırıcılık.
- Hüküm
- 5237 S.K 204/1,53.mad. uyarınca 2 yıl hp,hak yoksunluğu,5237 S.K 157/1,52,53. mad. uyarınca 1 yıl hp ve 1500 YTL apc,hak yoksunluğu.
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihlerinin “dolandırıcılık” suçu yönünden haksız yararın elde edildiği tarih olan 15.05.2003, “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden ise belgenin düzenlediği tarih olan 22.05.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I- Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün istem gibi
ONANMASINA,
II- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
1- Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olması, suça konu belgenin aslı yerine fotokopisi üzerinden yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.07.2006 tarihli bilirkişi raporunda belgenin “…iğfal kabiliyetine haiz olmadığı…”nın belirtilmesi, dosya içerisinde bulunan ve aslı heyetimizce incelenen suça konu 22.05.2003 tarihli “T.C. İstanbul 5.Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanlığı” başlıklı belgede mahkeme mührü bulunmadığı gibi tahliye nedeniyle ödenecek kefalet bedelinin mahkeme veznesine değil Maliye veznesine yatırılmasının gerekmesi ve
Tanık ...’un suça konu belgeyi gördüğünde mührün olmaması nedeniyle şüphelenip oğlu şikayetçiye vererek araştırmasını söylemesi üzerine olayın ortaya çıktığının anlaşılması karşısında; suça konu belge duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazılarak gerekçeli kararda aldatma niteliğini taşıyıp taşımadığı ile belgenin dolandırıcılık suçunda şikayetçinin ikna edilmesinde “hile” unsuru olarak kullanılıp kullanılmadığı hususları da tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu resmi belgede sahtecilik suçundan da ayrıca mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre; Resmi Belgede Sahtecilik suçunun cezası, 765 Sayılı TCK.nun 342/1 maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 Sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle, 5237 Sayılı TCK.nun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/4548, K. 2010/12094, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama