KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/7348 E., 2010/3141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanmak
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 173/228 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığın, katılandan kiraladığı evde bırakılan eşyaların arasında bulduğu katılanın babasına ait bankanın maddi varlıklarından olan bir adet çekin hamilinin kendisinin olduğundan bahisle ciro ederek bankadan tahsil etmesi şeklinde oluşan eylemin 765 Sayılı TCK.nun 504/7 maddesindeki (5237 Sayılı TCK.nun 158/1-d md.) suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 07.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/7348, K. 2010/3141, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama