KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/8313 E., 2010/13240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
- Hüküm
- Sanığın 765 s. TCK.nun 343/2. maddesi gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinin “ ...ve ... kızı 1976 doğumlu ...”’ a ait olup, başka suçtan yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken “...ve ... kızı 1975 doğumlu ...” olarak beyan ettiği kimlik bilgilerine sahip bir şahsın gerçekten mevcut olmadığı, bildirdiği kimlik bilgilerinin hayali olduğu bu nedenle 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesi uyarınca lehe hükmün belirlenmesi esnasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 343/2 maddesi hükümleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 206. maddesinin karşılaştırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre O Yer C. Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Silinme koşulları gerçekleşmediği için 765 sayılı TCK.nun 81.maddesinin uygulanması gereken sanık hakkında 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK.nun 343/2, 81. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 206. maddesinin bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak,
ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek şekilde ve hükmolunan cezanın miktarı itibariyle adli para cezasına çevrilmesine yasal olanak bulunmadığı,
infaz hükümlerinin lehe yasanın belirlenmesine esas alınamayacağı gözetilmeden “5237 sayılı Yasa gereğince 2 yıl hapis cezası verildiğinde bu cezanın para cezasına çevrilmesi halinde ertelenmesi mümkün olmadığı gibi infaz hükümleri göz önüne alındığında fiilen ceza evinde kalacağı sürenin de daha fazla olacağından ve Yeni Adli Sicil Kanunundaki düzenleme karşısında silinme şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle sanığın sabıkasındaki ilamların tekerrüre esas alınamayacağından“ bahisle 765 Sayılı Yasanın lehe kabulü ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/8313, K. 2010/13240, 24 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama