KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/9292 E., 2010/10678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahte çek düzenlemek, emniyeti suistimal
- Hüküm
- Atılı suçlardan beraatine
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
I-Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan sanığın beraatine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 20.10.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı yasanın 102/4.maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraatine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Özel bir şirkette müdür olarak çalışan sanığın, Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2003/741, 742 ve 743 Esas sayılı takip dosyalarındaki suça konu çekleri sahte olarak düzenlediğinin iddia olunması, anılan şirketin yetkilisi tarafından sunulan 06.06.2003 havale tarihli dilekçede, kıymetli evrak düzenleme ve ciro yetkisi olmayan sanığın, şirket adına müşterilerden aldığı çekleri kendisinin kullanıp, yerlerine aynı tarih ve tutarlarda sahte çekleri düzenleyip, yaptırdığı sahte şirket kaşesini arkalarına basmak suretiyle ciro ederek şirketlerinden alacaklı olan firma ya da kişilere verdiğinin bildirilmesi,
katılan şirket çalışanı oldukları anlaşılan tanıklar ile ’in de aynı doğrultuda beyanlarda bulunmaları, katılan şirketin, suça konu sahte olduğu iddia olunan çeklerden dolayı borçlu olmadıklarına dair açtıkları menfi tesbit davalarının kabulüne karar verilerek Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi, temyiz dilekçesinde, suça konu çeklerde keşideci olarak görünen kişi ya da firmalarla katılan şirketin herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığının ve bunlardan Yapı Ltd.
Şti.nin dolandırıcılık amacıyla kurulmuş paravan bir firma olduğunun ve adıyla keşide edilen çekin ise, gerçek
adı olan şahıs tarafından, anılan sahte isimle düzenlenmesi nedeniyle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Esas sayılı dosyasında sahtecilik suçundan yargılandığının bildirilmesi, suça konu çeklerden 30.03.2003 tarihli çekteki keşideci imzasının da keşideci’a ait olmadığından işleme alınmadığının tespit edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu çeklerde keşideci olarak görünen kişi ya da firmalar ile katılan şirket arasında bir ticari ilişki olup olmadığı,
suça konu 16.11.2002 tarihli keşidecisi görünen çekin ise, tarafından anılan sahte isimle açtırılan çek hesabından düzenlenmiş bir çek olup olmadığı araştırılarak, hakkında Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Esas sayılı dosyasında sahtecilik suçundan açıldığı bildirilen kamu davasına ait dosya celp edilip incelenerek, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilip, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/9292, K. 2010/10678, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama