KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/9610 E., 2010/11130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği- Dolandırıcılık
- Hüküm
- ...: 765 sayılı TCK 504/7, 80, 522, 59, 31. maddelerine göre 3 yıl 4 ay hapis39.136 YTL adli para cezası, 3 yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına..
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
TCK 342/1, 80, 59, 31. maddelerine göre 2 yıl 11 ay hapis cezası, 3 yıl kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ve içtima sonucu 5 yıl 15 ay hapis, 39.136 YTL apc., mal edindiği 20.547 YTL.nin yasal faizi ile birlikte alınarak katılana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine., : 765 sayılı TCK 504/7, 80, 522, 59, maddelerine göre 2 yıl 9 ay 10 gün hapis 13.911 YTL adli para cezası, TCK 342/1, 80, 59. maddelerine göre 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ve içtima sonucu 4 yıl 14 ay 15 gün hapis, 13.911 YTL apc., mal edindiği 7.304 YTL.nin yasal faizi ile birlikte alınarak katılana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine.
Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin “21.03.2003 öncesi” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I)Sanıkların “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ... ile sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve
lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği en aleyhe kabulle 21.03.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... ile sanık ... müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II)Sanıkların “resmi belgeyi yok etmek” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ... ile sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Ceza miktarı nedeniyle koşulları bulunmadığından, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacakları anlaşılan sanıklar hakkında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... ’un; suçsuz olduğuna, sanık ... müdafiinin; sanığın işçi olduğuna, resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağına, katılan vekilinin ise;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/9610, K. 2010/11130, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama