KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/10186 E., 2011/545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- 765 sayılı TCK.nun 508, 647 sayılı Kanunun 4, TCK.nun 72 maddeleri uyarınca 883 YTL adli para cezası
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
I-Sanık ...’in emniyeti suistimal suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın nakit sıkıntısı olduğunu öğrenen sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, 1650 lira bedelli çek düzenleyip kendilerine vermesi halinde, 2 gün sonra 1500 lira nakit para vereceklerini söyleyip ikna etmek suretiyle, onun bu miktarda çek düzenlemesi üzerine,
sanık ...’in, cep telefonunu iki eliyle tutup, diğer sanık ...’i göstererek kayınçom olur çeki teslim edebilirsin diyerek ona teslimini ve sonrasında ciro etmesini sağlamaktan ibaret eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde emniyeti suistimal suçundan eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, bu nedenle ve kabule göre de mağdurun, 09.05.2006 tarihli oturumda uzlaşmak istemediğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkümiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutunun kabulü ile cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ...’in emniyeti suistimal suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın, diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin, dolandırıcılık suçunu oluşturması ve kabule göre de mağdurun, 09.05.2006 tarihli oturumda uzlaşmak istemediğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Katılanın nakit sıkıntısı olduğunu öğrenen sanığın, diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, 1650 lira bedelli çek düzenleyip kendilerine vermesi halinde, 2 gün sonra 1500 lira nakit para vereceklerini söyleyip ikna ederek ona bu miktarda çek düzenlettirdikten sonra, sanık ...’in, cep telefonunu iki eliyle tutup, sanık ...’i göstererek kayınçom olur çeki teslim edebilirsin demesi üzerine, suça konu çeki teslim alıp ciro etmek suretiyle kullanmaktan ibaret sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde emniyeti suistimal suçundan eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/10186, K. 2011/545, 7 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama