KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/10727 E., 2010/11511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Emniyeti suistimal
- Hüküm
- 765 S.K. 508,522,55/3,72,647 S.K. mad.uyarınca için 403.00 YTL, Vedat için 264.00 YTL apc, gecikme zammı.
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
1-Nazilli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.11.2005 gün ve 822/997 sayılı görevsizlik kararında sanıkların eylemleri tavsif edilirken “Dosyada hazırlık aşamasında alınan sanık savunmaları ve (duruşmada dinlenilen) tanık ’nin beyanından sanık ...’ın bir kez görüşme yapıp telefonu iade etmek üzere müşteki ...’den aldığı diğer sanık ...’in de kendi kartını takma bahanesiyle’ın elinden telefonu alarak uzaklaştığı,
’ın da akabinde bir dakika sonra olay yerinden uzaklaştığı ve telefonu bir daha getirmedikleri anlaşılmakla sanıkların eyleminin bir kez görüşme yapmak amacıyla müştekiden aldıkları telefonu geri vermemekten ibaret bulunmasına ….göre” biçiminde gösterilen gerekçenin iddianamede gösterilen eylemin hukuki tavsifi sınırlarını aşan 5271 sayılı CMK.nun 24. maddesi kapsamında hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek biçimde bir kanaat açıklaması niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla görevsizlik kararının kaldırılmasından sonra merciince davaya bakmakla görevlendirilecek başka bir hakim tarafından yargılamanın yürütülmesi gerektiği ve sulh ceza
mahkemesi hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek davaya bakmaktan çekinmesi halinde, çekinmenin uygun olup olmadığı ve uygun bulunması durumunda davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilmesi hususunda karar verme yetki ve görevinin 5271 sayılı CMK.nun 30 ve 27/2. maddeleri uyarınca yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesine ve tek hâkime karşı ise, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonu Başkanının verdiği karara dayanılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıkların karar tarihi itibari ile davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi içinde başka bir suçtan tutuklu bulundukları ve açıkça duruşmalarda hazır bulunmak istediklerini beyan ettikleri anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2008 gün ve sayılı kararında da açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK.nun 196. maddesi uyarınca hazır bulunmaları sağlanarak hükmün yüzlerine karşı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde yokluklarında hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Hükümden önce son sözün hazır bulunan sanıkların müdafileri yerine katılan vekiline verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 216. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de,
4-5271 sayılı CMK. nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca sanık ...’e usulünce uzlaşma teklifinde bulunulmadan adı geçen sanığın savunmasında suçu ve sorumluluğu kabul etmediğinden bahisle yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
4-Sanıkların önceden tanıdıkları katılandan bir görüşme yapıp iade etmek üzere kısa süreliğine geçici olarak aldıkları cep telefonunu iade etmeyerek olay yerinden uzaklaşıp, geri getirmediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; şikayetçinin cep telefonunu teslimde sakatlanmış iradesiyle geçici de olsa zilyetliği devir iradesi bulunmadığı ve zilyetlik aktarılmadığından özel tevdii ve teslimden söz edilemeyeceğinden, eylemlerinin sübutu halinde “hırsızlık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu cihetle görevsizlik kararı verilmesi ve,
5-5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/10727, K. 2010/11511, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama