KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/12838 E., 2010/11712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, sahtecilik
- Hüküm
- Hükümlülerin, 765 s.y.nın 342/1, 80, 59/2.maddelerine göre 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
765 s.y.nın 503/1, 522, 59/2.maddelerine göre 1 yıl 15 gün hapis ve 5416 YTL apc ile cezalandırılmalarına, 765 S.Y.nın 71.maddesine göre verilen hapis cezaları toplanarak hükümlülerin 3 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiilerinin eksik incelemeye ve yeterli delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1)Hükümlülerin “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetlerine dair hüküm yönünden; 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında, hükümlülerin, firmaları adına müştekiden aldıkları pirinç karşılığı iki adet çeki sahte olarak düzenleyip aynı anda vermek eyleminde 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Yasanın 204/1, 43/1, 62. maddelerinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
2)Hükümlülerin “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümler yönünden;
A)Mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun lehe olup olmadığının belirlenmesi için 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca yapılan uyarlama yargılamasında: kesinleşmiş hükümde kabul olunan sübut, suç vasfı ve teselsülün tartışılamayacağı, yeniden delil toplanarak kesinleşmiş karardan farklı bir hüküm kurulamayacağı, sadece yeni yasanın olaya ilişkin hükümleri uygulanarak lehe yasanın tespiti, kesinleşmiş hükümde 765 sayılı TCK’nun 503/1, 522 maddeleriyle ceza tayin
edilmesi nedeniyle eylem bankanın maddi varlığı olan çeklerin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK’nun 504/3(158/1-f) maddesine uyması halinde dahi suç niteliğinin değiştirilemeyeceği dikkate alınarak karşılaştırmanın 5237 sayılı Yasanın 157/1 maddesiyle yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
B)Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasanın lehe olup olmadığının belirlenmesi için yapılan yargılama giderlerinin hükümlüye yüklenemeyeceği, ancak yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
C)5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/12838, K. 2010/11712, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama