KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/14458 E., 2010/14744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
I) Katılan vekilinin, sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen "beraat" kararına yönelen temyiz itirazının incelenmesinde:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 07.03.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II) Katılan vekilinin, sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen "beraat" hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Sanığın İzege.... A.Ş. Yönetim kurulu başkanı olup şirketin 03.03.1998 tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği dosya kapsamından anlaşılmakla suça konu çeklerin düzenlendiği tarihde tasfiyenin devam edip etmediği, 03.03.1998 tarihinden 2 yıl süreyle tasfiye memuru atandığı gözetilerek suç tarihinde tasfiye memurunun kim olduğu sanığın şirket adına tek başına çek düzenleme yetkisinin olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre çeklerin geçerliliği ve buna bağlı olarak sanığın hukuki durumu tartışılmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/14458, K. 2010/14744, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama