KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/15268 E., 2011/742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 1-765 sayılı TCY.nın 503/1, 522/1....uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 933 YTL.apc.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
2-765 sayılı TCY.nın 503/1, 522/1....uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 266 YTL.apc (her iki sanık için)
I)Sanık ... Kuşçu’nun “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen 27.11.2002 tarihli önceki hükmün yalnızca sanıklardan ... müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık ... müdafiinin temyizine binaen lehe yasaların değerlendirilmesi için iade olunması karşısında, 27.11.2002 tarihli önceki hükmün sanık ... Kuşçu açısından geçerliliğinin sürdüğü, bu sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iade işleminden sonra verilen 08.03.2006 tarihli hükmün ise hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 27.11.2002 tarihli hükme yönelik de bir temyiz davası bulunmadığından, sanık ... Kuşçu müdafiinin 08.03.2006 tarihli hükme yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanık ...’nun “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Hükmün temyiz isteminde bulunan vekaletnameli sanık müdafiine 06.02.2007 tarihinde tebliğ edilip, 12.02.2007 tarihinde süresi içinde temyiz edilmesi ve ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.11.2006 gün ve 6/213 sayılı kararında açıklandığı gibi, 08.03.2006 günlü kararda, 5271 sayılı CMK.nun 34/2 ve 232/6. maddelerinde belirtilen şekilde başvurulabilecek kanun yoluna dair başvuru süresinin başlama tarihi, şüpheye yol açmayacak surette açık biçimde gösterilmeyip, vekalet görevinden istifa ettiğini bildiren müdafiiye yapılan tebligat kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından sanık müdafiinin temyiz talebi süresinde kabul edilmiş, tebliğnamede yer verilen aksi düşünceye iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu,
suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği en son 13.10.1998 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/15268, K. 2011/742, 10 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama