KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/15805 E., 2010/11807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanık ... Resmi Belgede Sahtecilik suçundan; 5237 Sayılı TCK'nun 204/1, 51, 53/1, 51/3, 51/6, 51/7-8, 63 maddeleri uyarınca Erteli 2 Yıl Hapis Cezası, Sanıklar ... ve ... Dolandırıcılık suçundan; 765 Sayılı TCK'nun 503/1, 522, 5252 Sayılı Kanunun 5, 6, 647 Sayılı Kanunun 5, 6, TCK'nun 94, 40 maddeleri uyarınca Erteli 1 Yıl 2 Ay Hapis ve 2.100 YTL Adli Para Cezası
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
I-Sanık ... müdafiinin, "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’in mahkumiyetine ilişkin 17.10.2002 gün ve 2000/24 Esas, 2002/55 Karar sayılı ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, diğer sanık ...’in temyizi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 21.11.2005 gün ve 2003/21085 Esas, 2005/10431 Karar sayılı bozma ilamının sanık ... ile ilgili olduğu ve hükümlü ... yönünden farklı bir yargılama usulü olan uyarlama yargılamasının yapılması gerektiği gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün 125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere sanık ve hükümlünün bir arada yargılanamayacağı gözetilmeden,
bozmadan sonra hükümlü ... yönünden de yargılama yapılarak yeniden sanık olarak mahkumiyet hükmü kurulması hukuki değerden yoksun olup, yok hükmünde bulunması ve yok hükmündeki kararın temyiz olanağı bulunmadığından hükümlü ... müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ...’in “dolandırıcılık” suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.09.1999 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle
yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
III-Sanık ...’in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyizinin reddine; ancak:
1-5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’ nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında temel cezaların asgari hadden verilmesi nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 342/1 ve 5237 Sayılı TCK. nun 204/1. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 Sayılı TCK’ nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/15805, K. 2010/11807, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama