İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16317 K.2012/5464

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın sahtecilik suçundan beraatlerine, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sahtecilik suçundan, 765 sayılı TCK'nun 339, 80, 31. maddeleri gereği 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 3 yıl kamu…

Esas2009/16317Karar2012/5464Tarih12 Nisan 2012Okuma5 dk · 916 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2009/16317 E., 2012/5464 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Nisan 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

916 kelime·5 dk okuma

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın sahtecilik suçundan beraatlerine, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sahtecilik suçundan, 765 sayılı TCK'nun 339, 80, 31. maddeleri gereği 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 3 yıl kamu hizmetlerinden yoksun bırakılmalarına, tutuklulukta geçen sürenin mahsubuna dair

Sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanıklar ..., ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükümler yönünden sınırlı olarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:

I-Sanıklar ..., hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması ve sanıklar ..., ..., ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Toplanan delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip sanıklar ..., ..., ...’ın mahkûmiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığını kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Elde edilen delillerin sanıklar ..., ..., ...’ın hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında;

sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’a yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan ve toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar ..., ..., ...,

... ve ...’e yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi, azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre kararlar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin dava zamanaşımının gerçekleşmediğine ve sanıklar ..., ..., ...’ın da mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,

sanıklar müdafilerinin ise yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme sonucu karar verildiğine, sanıkların cezalandırılmalarına yeter delil bulunmadığına, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığına, lehlerine olan delillerin gözetilmediğine, zincirleme suç koşullarının bulunmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, suç vasfının yanlış tayin edildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

765 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilip uygulandığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin de uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyetleri hükümleri yönünden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,

... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması ve sanıklar ..., ..., ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden ise DOĞRUDAN ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; eczacı olan sanığın menfaat karşılığı anlaştığı doktorlara gerçeğe aykırı reçete düzenlettirip kullanmaktan ibaret eylemenin sübutu halinde “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunu oluşturacağı ve bu suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,

suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.09.1998 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,

aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,

III-Sanık ... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:

1-Sanığın; reçete sahipleri tanıkların beyanları, bilirkişi raporları, düzenlenen reçete sayısı, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Kontrolörlüğünün 03.09.1999 gün ve 98/İR.4/5 sayılı ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunun 04.02.1999 gün ve 81-2 sayılı raporları ve tüm dosya kapsamından hastayı görüp muayene etmeden istenilen ilaçları yazarak gerçeğe aykırı reçete düzenlediği anlaşılmakla; yüklenen ve tüm unsurları ile oluşan “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan mahkûmiyeti yerine menfaat elde edilmesinin suçun oluşu için şart olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2-Kısa kararda sanığın cezalandırılmasına yeter delil elde edilemediğinden beraatine kararı verildiği halde gerekçede sanığın sahte reçete düzenlemek kastıyla hareket ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı ancak hastayı muayene etmeden istediği ilaçları yazmak şeklindeki eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği bu suçun ise dava zamanaşımının dolduğundan bahsedilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/16317, K. 2012/5464, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16317
Karar No
2012/5464
Tarih
12 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16342 K.2012/5115
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/16604 K.2012/11732
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/16779 K.2012/4903
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16874 K.2012/5439
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/16879 K.2012/5426
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/17176 K.2012/7679

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.