KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/16753 E., 2010/4316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2010
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Kimliği konusunda memura yalan beyanda bulunmak suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206.maddesi gereğince 1.200 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Şişli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2009 tarihli ve 2001/2835 esas, 2009/139 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Her ne kadar iddianamede suç tarihi olarak "19.12.1999 ile 17.11.2001 tarihleri arasında" yazılmış ise de, sanığın 19.12.1999 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşturucu madde ticareti için teşekkül oluşturmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından dolayı ifadesinin alınması sırasında isminin Mehmet Tarık Ceyhan olduğunu beyan ettiği ve suç tarihinin 19.12.1999 olduğu,
suç tarihi ile kararın verildiği 10.02.2009 tarihi arasında, suç tarihi itibarıyla sanığın lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.07.2009 gün ve 2009/7963/39251 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.
Başsavcılığının 10.08.2009 gün ve KYB.2009185840 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; hükümlüye yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunmak” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.12.1999 tarihinden hükmün tefhim olunduğu 10.02.2009 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden duruşmaya devamla mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2009 gün ve 2001/2835 esas, 2009/139 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/16753, K. 2010/4316, 9 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama