KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/1687 E., 2012/11739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Şikayetçi hazinenin katılan sıfatı almaması nedeni ile temyiz talebinin reddine,
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
5271 sayılı CMK’nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; suçtan doğrudan zarar gördüğünü belirten şikayetçi vekilinin temyize hakkı bulunduğu kabul edilip, Mahkemenin 26.06.2008 gün ve 2008/70 Esas, 2008/258 Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı kaldırılıp, CMK'nun 237/2. maddesi gereğince şikayetçinin katılmasına karar verilerek,
yapılan incelemede ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 4.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıkladığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, şikayetçi idare vekilinin temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması üzerine gereği görüşüldü:
Sanığın 2006 yılında zarar gören kaysıları nedeniyle 2090 sayılı tabii afetlerden zarar gören çiftçilere yapılacak yardımlar hakkında kanun ve ilgili yönetmelik uyarınca, SGK emekliliğini gizleyerek verdiği taahhütname ile yardım aldığı, sanığın ilgili kanun ve yönetmelik uyarınca mevcut gelirine göre SGK emeklisi olduğunu gizlemese dahi yardım alabileceği gibi taahhütnameyi verdiği kurum görevlilerince yapılacak basit araştırma ve inceleme sonucu bu durumun ortaya çıkacağının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminde memura yalan beyanda bulunmak suçunun unsurlarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/1687, K. 2012/11739, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama