KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/17885 E., 2010/8356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanık ... için: Beraat
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Sanıklar ..., ... için: 1- 765 sayılı TCY.nın 342/1, 80 maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası 2- 5237 sayılı TCY.nın 158/1-e, 43, 52 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 100.000 YTL adli para cezası Sanık ... için: 1- 5237 sayılı TCY.nın 204/1 md.leri uyarınca 3 yıl hapis cezası 2- 5237 sayılı TCY.nın 158/1-e, 43, 52 md.leri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 40.000 YTL adli para cezası
Sanık ... müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
I-Müşteki ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi ...’ın suçtan doğrudan doğruya zarar görmediğinin kabulü ile müdahale talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükmü temyiz yetkisi bulunmayan şikayetçi vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık
hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında "dolandırıcılık", sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" ve "dolandırıcılık" suçlarından verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik müdafilerinin ve sanık ... hakkında her iki suçtan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1-Sanık ...’ın askeri savcılıkta ve askeri hakim huzurunda, muayene ve analiz raporundaki sahteciliği kendisinin yaptığını, amacının prim almak olduğunu beyan edip sonraki aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, sanık ...’ün ise tüm ifadelerinde kendisinin suç işlemediğini beyan etmesi karşısında; sanıkların gerek kendi içerisinde gerekse bir diğerine yönelik ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilerek suçu işleyiş ve katılım hususları da değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Sanık ...’ün muayene ve analiz raporlarını elden alıp malları kendisinin teslim ettiğini ikrar etmesi karşısında sanık ...’ın diğer sanık ...’ün "resmi belgede sahtecilik" ve "dolandırıcılık" suçlarına ne şekilde iştirak ettiği karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık ...’e yüklenen “dolandırıcılık” suçunda yapılan yargılamaya, karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye göre sair temyiz itirazlarının reddine diğer sanıklar ..., ... haklarında ise Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ... ve ...’e yüklenen “dolandırıcılık” ile ...’e yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarında, 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanıklar lehine olduğundan bahisle alt sınırdan da uzaklaşılmak suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/17885, K. 2010/8356, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama