KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/18140 E., 2010/1973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerini banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/05/2009 tarihli ve 2005/28933 soruşturma-2009/11023 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/05/2009 tarihli
ve 2009/118 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2009 tarihli ve 2009/509 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Mahkemece şüphelinin ifadesi alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında söz konusu hususun yer almadığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12/12/2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 28.8.2009 gün ve 2009/9925/47511 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.
Başsavcılığının 23.09.2009 gün ve KYB.2009/205596 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; şüphelilerin tüm aramalara rağmen bulunamadığı ve şüpheli ... hakkında da 24.05.2007 tarihinde yakalama kararı alındığının anlaşılması karşısında, şüphelilerin savunmaları dışındaki tüm delillerin toplandığı ve toplanan delillerin şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli olduğu gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/18140, K. 2010/1973, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama