KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/19089 E., 2010/2345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar...ve ...'ın yapılan yargılaması sonunda mahkumiyetlerine dair Manisa 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2007 gün ve 2007/346 Esas, 2007/618 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ... müdafii tarafından istenilmiş hüküm Dairemizin 20.06.2008 tarihli kararı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan duruşma neticesinde sanık ... hakkında verilen 12.11.2008 gün ve 2008/445 E, 441 K.sayılı hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının hükümlü olarak nitelendirilen...yönünden red,
sanık ... yönünden ise bozma isteyen 07.10.2009 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle sanık ...'ın 25.11.2008 günlü "ek karara" yönelik 05.12.2008 havale tarihli itiraz dilekçesiyle yokluğunda verilmiş 28.11.2007 günlü mahkumiyet kararını, tebliğin usulsüz olduğu gerekçesiyle temyiz ettiği, görülmekle.
Tebligat Yasasının 35.maddesi uyarınca yapılan 26.01.2008 tarihli tebliğin, Tebligat Tüzüğünün 55/2.maddesi delaletiyle 28.maddede belirtilen usule uygun olarak yapılması gereken araştırmayı içermediği bu nedenle yasaya aykırı olduğu cihetle 28.11.2007 tarihli önceki hüküm sanık...açısından henüz kesinleşmediğinden mahkemenin 25.11.2008 tarihli "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına önceki hükmün aynen infazına "ilişkin" "ek kararı" kaldırılarak yapılan incelemede:
I) Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan dolayı kesinleşmiş hükmün bulunması nedeniyle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık...hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul,
oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nu ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın somut olaya ilişkin ilgili hükümleri ayrı ayrı tatbik olunarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması neticesinde lehe kanun belirlenmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ...'ın suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkemenin 28.11.2007 gün ve 2007/346 E
ve 618 K.sayılı hükmünün ONANMASINA,
II) Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirin, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme-değerlendirme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
765 sayılı TCK.nun 29, 5237 sayılı TCK.nun 61.maddesi gözetilerek 28.11.2007 gün ve 2007/346 E, 618 K.sayılı kararda alt sınırdan ceza tayin olunarak yapılan karşılaştırma sonucunda 765 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulüyle sanığın cezalandırılmasına ilişkin hükmün;
sanık müdafiinin temyizi üzerine "karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nın 231.maddesinin değerlendirilmesi yönünden yapılan bozma üzerine önceki kararla çelişecek şekilde bu kez 765 sayılı TCK.nın 342/1.maddesi ile 4 yıl , 5237 sayılı Yasanın 204/1.maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası tayin olunacağından bahisle yeniden karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde ceza tayini ve 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesindeki hak yoksunluğu da gözetilmeden aynı yasanın 204/1,
62.maddeleri uyarınca ceza tayin edildikten sonra 647 sayılı Yasanın 6.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesine aykırı biçimde karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/19089, K. 2010/2345, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama