KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/20173 E., 2012/16118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nun 206/1. maddesi uyarınca erteli 3 ay hapis cezası
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçunun oluşabilmesi için, kişinin (sanığın) açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ıspat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaata göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Bor Tapu Müdürlüğü'ne müracaatla kendisini ... olarak tanıtıp maliki bulunduğu (... adına tapuda kayıtlı olan) taşınmazı ...'a devretmek (satmak) istediğini beyan eden sanık ...'ın, yanında götürdüğü kardeşi ...'a ait nüfus cüzdanı ve tapu senedini yapılacak işlemlere esas olarak istenmesi üzerine tapu müdürlüğü personeline verdiği,
kendisine attırılan tatbik imzası ve ibraz ettiği fotoğraflarının tapu kayıtlarındaki malik imzasına ve fotoğrafına benzemediği anlaşılarak iş sahibinin kimliği hususunda tereddüde düşülmesi nedeniyle, hazırlanan başvuru istem belgesi, resmi senet ve tapu senedinin memurlar tarafından imzalanmadığı sanığa da imzalatılmadığı, sanığın gerçekte ... olmadığının anlaşılarak tapu müdürü ve memurlarınca tutanak düzenlenip suç duyurusunda bulunulduğu cihetle, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/20173, K. 2012/16118, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama