KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/20432 E., 2010/6354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanıklar ..., ... haklarında beraat
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma
Sanıklar ..., ...: 765 S.Y.nın 504/7, 80, 522, 523, 59/2, 72, 647 S.Y.nın 4 ve 6.maddelerine göre 7443 YTL APC ile cezalandırılmalarına, cezasının ertelenmesine,
I- Sanık ... hakkında sanık ...’in kızına ait sağlık karnesi ile kendi kızını tedavi ettirmek suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu;
olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son usuli işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.05.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4.maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık ... ve ... hakkında sanık ...’nın oğlunun sanık ...’in oğluna ait sağlık karnesi ile tedavi ettirilerek kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında sanık ... nın kızını kendi kızına ait sağlık karnesi ile tedavi ettirmek suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen sanık ... ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın oğlu e ait Bağ-Kur sağlık karnesini hakkında mahkumiyet hükmü kurulan diğer sanık ...’a kullandırtarak adı geçenin oğlu tedavi giderlerini katılan kuruma ödettiği, yine kızı ait sağlık karnesini hakkında beraat hükmü kurulan sanık ...’e kullandırtarak adı geçenin kızı n tedavi giderlerini katılan kuruma ödettirerek kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunmasına,katılan Kurum müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporunda: ’e ait sağlık karnesinin kullanılması nedeniyle 15.11.2002-31.03.2003 tarihleri arasında,’in sağlık karnesinin kullanılması nedeniyle 09.12.2002-27.12.2002 tarihleri arasında muayene
ve tedavi giderlerine neden olunarak Kurum’un zarara uğratıldığının belirtilmesine,anılan soruşturma raporu ve dosya kapsamından sanık ...’in kızı ve oğluna ait sağlık karnelerini diğer sanıklara 1 ay gibi kısa süre aralıklarla verip kullandırttığının ve suçun mağdurunun aynı Kurum olduğunun anlaşılmasına göre;fiilinin aynı kamu kurumuna karşı teselsül eden tek dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da nazara alınarak;
sanık ...’nın müfettişe verdiği ifadesinde kızı ile sanık ...’in kızı arasında akrabalık nedeniyle çok yakın benzerlik bulunduğunu,kızının nüfusa 1993 doğumlu olarak kaydedilmesine karşın geç yazdırıldığını aslında’nin kızı ile yaşıt olduklarını ve yabancı kişilerin çocukları birbirinden ayırt etmesinin çok zor olduğunu beyan etmesi karşısında;gerçeğin kuşkuya yervermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanık ...’nin hukuki durumunun tayini bakımından adı geçen çocukların Mahkeme’ce fiziki görünümleri karşılaştırılıp yaş farkı bulunmadığının ve suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde aynı kamu kurumuna karşı teselsül eden tek suçtan
mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden sanık ...’ in, oğluna ait sağlık karnesini kullandırtmaktan mahkumiyetine, kızına ait sağlık karnesini kullandırtmaktan beraatine karar verilmesi yasaya aykırı,
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı veindirici sebeplerin nitelik ve dereceleri taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak:
Hükümden sonra, 8.2.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/20432, K. 2010/6354, 26 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama