KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/21413 E., 2012/3879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 Sayılı Yasaya Muhalefet
- Hüküm
- İtirazın reddi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Hükümlü ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2004 günlü 2000/280 esas, 2004/268 karar sayılı ilamı ile hükümlü hakkında;
a)1995 yılı vergi dönemi itibariyle sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına,
b)1996 yılı vergi dönemi itibariyle sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle sonuç olarak 17 ay 15 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c)1997 yılı vergi dönemi itibariyle sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle sonuç olarak 17 ay 15 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, karar verildiği,
Anılan kararın adı geçen hükümlü yönünden müdahil vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 21/04/2005 tarih, 2005/2 esas, 2005/2060 karar sayılı ilamıyla;
a- 1995 vergi dönemi itibariyle sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair hükmün onanmasına,
b- 1996 yılı vergi dönemi itibariyle sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına,
c- 1997 yılı vergi dönemi itibariyle sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle sonuç olarak 17 ay 15 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hüküm müdahil idare yararına hükmolunan vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına, karar verilmiş,
d- Sanık hakkında 1997 takvim yılı itibariyle sahte fatura düzenlemek suçundan da kamu davası açıldığı ancak mahkemesince herhangi bir hüküm kurulmadığı tesbitiyle, anılan kamu davası ile ilgili zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görüldüğü belirtilmiş ve mahkemece dosya yeniden ele alınıp verilen ek kararla sanık hakkındaki 1997 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Aynı takvim yılı içinde işlenen sahte fatura kullanmak ve sahte fatura düzenlemek suçları birbirinden bağımsız ve ayrı suçlardır. Hükümlünün 1997 takvim yılı itibariyle işlediği sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle hükmolunan ceza katılan yararına hükmolunan vekalet ücreti onanarak kesinleşmiş ve kesinleşen bu hükümle ilgili aynı mahkemenin 27/06/2005 tarih ve 2000/280 esas, 2004/268 karar sayılı ek kararı ile yapılanuyarlama yargılamasında yeniden değerlendirme yapılmış, bu kararın temyizi olanaklı olduğu halde, itirazı kabil olarak verilen uyarlama kararına karşı hükümlü müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine itirazı inceleyen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/455 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafii tarafından 20/02/2006 tarihli dilekçe ile kesinleşen ceza yönünden infazın durdurulması talebini havi dilekçesi üzerine; Mahkemece talebin reddine ilişkin olarak verilen 03/03/2006 tarihli karara karşı sanık müdafiince 23/03/2006 havale tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş, itirazı inceleyen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/172 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bu kararın temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmış ise de;
Hükümlü hakkında infazın durdurulmasına ilşkin istemin reddine ilişkin yerel mahkemenin red kararına yapılan itiraz üzerine İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2006 günlü ve 2006/172 D.
İş sayılı kararı kesin olup bu kararın temyizi olanaklı olmadığı anlaşıldığından hükümlü müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/06/2005 tarih ve 2000/280 esas, 2004/268 karar sayılı uyarlama kararı niteliği itibariyle temyizi olanaklı olduğundan bu karara yönelik temyiz istemi niteliğinde bulunan itiraz dilekçesiyle ilgili gereğinin yapılmasının ihbarına, dairemizce yapılacak başka işlem bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/21413, K. 2012/3879, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama