KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/21611 E., 2011/928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak
- Hüküm
- 5237 s TCK'nun 206 mad göre 2 yıl hpc ile bu hükmün temyizinin 09.05.2007 tarihli ek kararla reddi.
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Sanığın, yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanunun 16. maddesi uyarınca adresinde aynı konutta birlikte oturduğu babasına tebliğ olunduğu tarihte cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla, yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine vaki temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekeceği cihetle; hukuki dayanaktan yoksun bulunan mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 09.05.2007 gün ve 2003/549 Esas ve 2007/13 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Sanığın 31.01.2002 tarihinde hırsızlık suçunu işlediği iddiası ile hakkında soruşturma yapılırken kimliği hakkında yalan beyanda bulunduğunun iddia olunması karşısında 1412 sayılı CMK'nun 150,257 (5271 sayılı CMK.nın 225) maddesi uyarınca iddianame kapsamı dışına çıkılarak hüküm kurulması mümkün bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “yalan beyan” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.01.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/21611, K. 2011/928, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama