KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/22520 E., 2010/4910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgeyi yok etmek
- Hüküm
- 765 SK 275/1 md. uyarınca 1 yıl 6 ay hapis
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Bozmaya uyularak sanık hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin tüm, sanık müdafiinin ise bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kanun koyucu cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından, hakimin her olayın özelliğine ve failin kişiliğine göre gerekçesini göstererek, iki sınır arasında temel cezanın belirlenmesine olanak sağlamıştır. 765 sayılı TCK’nun 29. maddesi ile cezanın belirlenmesinde izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konmuştur. Buna göre, somut olayda ilgili suç tanımında belirlenen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken, cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmünde gösterilen ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt veya üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek amaçlanmıştır.
Bu açıklamalar ışığı altında bir suçtan dolayı 765 sayılı TCK.nun 29. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin son fıkrasında sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılacaktır.
Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 4.6.1996 gün ve 1/123-126 sayılı ve benzer bir çok kararında açıklandığı gibi, alt ve üst sınır arasındaki cezanın belirlenmesi yetkisi kullanılırken, ""adalet ve nasafet"" kurallarına bağlı kalınmalı, gerekçe suçun işleniş biçimi, yasaya aykırılık derecesi, tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu, suç nedenleri, sanığın geçmişi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışları gibi ölçütler içinde dosya kapsamına uygun olmalı, takdirde yanılgıya ve zaafiyete düşülmemelidir.
Somut olayda TCK’nun 29. maddesinde öngörülen nesnel ve öznel ölçütler yeterli şekilde gösterilip açıklanmadan ve işi bırakma bildirgesinin verildiği tarihte maliye kayıtlarına intikal etmesi, bu doğrultuda gerçekleştirilen işlemlerin geçerliliğini koruması,
başka bir ifadeyle, işi bırakma bildirgesinin fotokopiyle değiştirilip, aslının gizlenmesi yada yok edilmesinden ibaret eylemin, mali açıdan işi bırakmanın varlığını kesintisiz sürdürmesi nedeniyle herhangi bir zarara yol açmadığı gözetilmeden, ayrıca bozmadan önceki hükümde,temel ceza benzer gerekçelerle alt sınırdan belirlenip, para cezasına çevrildiği halde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektiren özel gerekçe ve açıklamalara yer verilmeden, hukuki dayanaktan yoksun ve somut olaya uygun olmayan kanun metninde yer alan soyut ifadelerin tekrar edilmesi suretiyle temel cezasının belirlenmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/22520, K. 2010/4910, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama